Pazartesi, Mart 23, 2020

İngilizce Dışında 21. Yüzyılın En İyi Filmleri

Editör Önerileri

Bilgenin Ayakkabısı

Bilge tam trene biniyordu ki, ayakkabılarından birisi ayağından çıktı verayların üzerine düştü. Aşağı inip onu alması imkansızdı, çünkü tren...

En Çok Hangi Mesleklerden Psikopat Çıkabilir?

En çok psikopat hangi meslek gruplarından çıkar? En az psikopatın çıktığı meslek grupları hangileridir? Bu soruların yanıtını hiç merak...

Psikoloji Tarihinin En Utanç Verici Deneyi

Psikoloji insanı ve davranışlarını inceleyen bir bili dalıdır. Psikoloji bilimi sayesinde çocuklarımızı daha iyi tanıyor ve anlıyoruz. Psikolojiden uzak...
en iyi filmler - afa603cbd85c3a449efa8ed44645968d s 120 d identicon r g - İngilizce Dışında 21. Yüzyılın En İyi Filmleri
Kişisel Başarı
2003 yılında amatör olarak başlayan ancak şu anda Türkiye'nin en kaliteli kişisel gelişim, eğitim ve psikoloji sitesi olmayı başaran www.kisiselbasari.com 'u facebook , twitter, youtube gibi sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz. Yasal Uyarı:KiSİSELBASARİ.com da yayınlanan yazıların kaynakları yazının altında belirtilir. Ancak kişisel başarı bazı yazıları kendi düzenlemeleri ile yayınladığı için “Kaynak: www.kisiselbasari.com” şeklinde kaynak gösterilmedikten sonra yayınlanması yasaktır. Telif ihlali olduğunu düşündüğünüz görseller, videolar ve yazılar için [email protected] eposta adresine “telif ihlali” konulu bir mail atmanız yeterlidir. İçerik incelendikten sonra FSEK yasssı Ek-4. maddesi gereği 3 gün içinde siteden kaldırılacaktır. Kuruluş tarihi 26 Ağustos 2003 Kişisel Başarı markası 19/03/2008 tarihinde 2008 11724 tescil numarası ile T.C. Türk Patent Enstitüsü tarafından tescil edilmiştir
- Advertisement -

Dünya sinemasının İngilizce dışında bir dilde çekilmiş en iyi 100 filmini belirlemek için BBC’nin yaptığı ankette 21. yüzyıldan sadece 13 film var. İşte bu filmler, ilk 100’deki sıraları ve konuları…

1. Aşk Zamanı (In the Mood for Love – Wong Kar-wai, 2000) – 9/100

Wong’un filmi, 1960’ların Hong Kong’unda eşlerinin birer ilişki yaşadığını öğrenen iki komşunun arasındaki duygusal yakınlaşmayı konu ediyor. Yönetmen her tür ayrıntıya odaklandığı için izleyicinin de dikkatini çekiyor bu ayrıntılar.

Los Angeles Times’dan Justin Chang bu film için “Daha önce hiçbir film, arzunun ve kaybın ortak evrensel dilini hiç bu kadar akıcı konuşmamıştı” diyor.

2. Bir Ayrılık (A Separation – Asghar Farhadi, 2011) – 21/100

İran filmleri 21. yüzyıl başlarında uluslararası dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Farhadi’nin filmi Tahran’daki dinsel sınırlamalara ve ülkeye özgü karmaşık mahkeme sürecine el atmaktan kaçınmıyor. Başkentteki sıradan bir apartman dairesinde hızla gözlerimizin önüne serilen senaryo ve ana tema olarak bir evliliğin çöküşü herkes tarafından ilgiyle izlenip anlaşılabilecek bir hikaye.

Bu filmle en iyi yabancı film dalında Oscar ödülünü alan Farhadi, geçen yıl da Satıcı filmi ile aynı ödülü almış, ancak ABD’nin seyahat yasağını boykokt ederek törene katılmamıştı.

3. Pan’ın Labirenti (Pan’s Labyrinth – Guillermo del Toro, 2006) – 22/100

BBC anketinde ortaya çıkan trendlerden biri 21. yüzyılda Latin Amerika sinemasının hızlı yükselişi oldu. Listeye giren filmlerden üçü Meksikalı ve Brezilyalı yönetmenlerin. Aslında Toro ve Cuaron diğer filmlerinin birçoğunu İngilizce çekmeseydi bu sayı daha fazla olurdu.

Pan’ın Labirenti masalsı bir fantezi ile gerçek dünyayı birleştiriyor. Toro’nun Oscar ödüllü Suyun Sesi (The Shape of Water) İngilizce yerine İspanyolca çekilmiş olsaydı o da listeye girerdi.

4. Yi Yi (Edward Yang, 2000) – 25/100

Edward Yang’ın üç saatlik şaheseri Yi Yi‘de Tayvan’ın başkenti Taipei’de bir mühendis ve ailesinin yaşamı anlatılıyor. Yang sosyo-politik sorunları bu ailenin yaşamıyla ele alırken aslında bir kenti, bir ülkeyi, hatta bir çağı anlatıyor. Farklı dillerdeki filmlerin böylesine besleyici olmasının bir nedeni de bu.

5. İhtiyar Delikanlı (Oldboy – Park Chan-wook, 2003) – 29/100

2003’ün sinemaseverleri, yönetmen Quentin Tarantino’nun stilize ve Asya etkisindeki, siyah giysili dövüşçülerin birbirini parçaladığı şoke edici görüntüler içeren filmlerine aşinadır. Ama Park Chan-wook’un İhtiyar Delikanlı‘sı 15 yıl bir hücreye hapsedilmiş, canlı ahtapot yiyen, üç dakikalık tek bir çekimde bir koridorda savaşan ve sonra da sinema tarihindeki en beklenmedik gelişmeye maruz kalan bir insanı anlatıyor.

6. Başkalarının Hayatı (The Lives of Others – Florian Henckel von Donnersmarck, 2006) – 31/100

Bu film von Donnersmarck’ın ilk filmi olmasına ragmen, kurgusu ve akışı ile bir ustanın filmi izlenimi veriyor. 2006’da henüz 30’lu yaşlarının başında olan yönetmen 1984’te Doğu Berlin’deki yaşamı neredeyse otobiyografik netlikte anlatıyor.

Doğu Almanya’da istihbarat ajanı bir erkeğin bir oyun yazarını takibi üzerine kurulu melankolik hikaye, ülkedeki yaşam hakkında bilgi içeriyor. En iyi yabancı film dalında Oscar ve BAFTA ödülü aldı.

7. Ruhların Kaçışı (Spirited Away – Hayao Miyazaki, 2001) – 37/100

Bazı filmler onu yapanların yaratıcılığının süzülmüş hali gibidir. Miyazaki’nin filmi de bu özelliği taşıyor. Japon animasyonlarıyla ilk kez tanışacak biri için iyi bir seçim olur bu film. Ruhların Kaçışı, en iyi animasyon kategorisinde yabancı bir dilde Oscar alan tek filmdir.

8. Tanrıkent (City of God – Fernando Meirelles, Kátia Lund, 2002) – 42/100

21. yüzyılda tüm kiri ve çıplaklığıyla kent heyecanı görmek isityorsanız, izlenecek filmlerden biridir Tanrıkent. Sosyal realizmi gangster filmlerinin aksiyonu ile birleştirmek için en iyi bölge Latin Amerika’dır.

Filmde Rio de Janeiro’daki gecekondu mahallelerinde suç ve yoksulluk ele alınıyor. Eğitici bir film olarak da görülen Tanrıkent aynı zamanda bir tavuğun sokakta kovalanmasını gösteren ilk sahneleriyle Hızlı ve Öfkeli‘den daha fazla enerji taşıyor.

9. 4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün (4 Months, 3 Weeks and 2 Days – Cristian Mungiu, 2007) – 47/100

Bu listedeki birçok film en iyi yabancı film dalında Oscar aldı. Cristian Mungiu’nun bu filmi ise aday bile gösterilmedi. Altın Palmiye alan film, eleştirmenlerin beğenisini kazansa da, Romanyalı bir kadının yasadışı kürtajı konusu Akademi için fazla tartışmalı gelmişti.

Film, 1980’lerde Doğu blokundaki hayata da bir pencere açıyor.

10. Aşk (Amour – Michael Haneke, 2012) – 69/100

BBC’nin 2016’da yaptığı 21. yüzyılın en iyi filmleri anketinde, Avusturyalı yönetmen Michael Haneke üç filmiyle ilk 100’e girmişti: Saklı (Caché), Beyaz Bant (White Ribbon) ve Aşk (Amour).

Aşk, Cannes’da Altın Palmiye, en iyi yabancı film kategorisinde de Oscar almıştı. Karısı inme sonucu felç olan yaşlı bir Parisli erkeğin yaşamını ele alan film, Haneke’nin diğer filmlerinden çok daha insancıl ve daha az dolambaçlı bulunmuştu.

11. Ananı Da! (Y Tu Mamá También – Alfonso Cuarón, 2001) – 76/100

Yönetmen Alfonso Cuarón Hollywood’da zorlu bir kısıtlama döneminin ardından bu filmi çekmek için Meksika’ya gitti. İki delikanlının yanlarında biraz daha yaşlı bir kadınla birlikte deniz kenarına araba yolculuğu anlatılıyor filmde.

Listede yer alan diğer bazı filmlerde olduğu gibi burada da çeşitli karakterlerin kişiliklerine dair analizlerin yanı sıra bir ülkenin koşulları hakkında da bilgi veriliyor. Bu filmle Cuarón büyük bir yönetmen olduğunu kanıtladı. Harry PotterSon Umut(Children of Men) ve Yerçekimi (Gravity) gibi İngilizce filmlerin ardından tekrar Meksika’ya dönüp otobiyografik Roma filmini çekiyor. BBC anketi bir yıl sonra yapılmış olsaydı bu film de şüphesiz listede yerini alırdı.

12. Kaplan ve Ejderha (Crouching Tiger, Hidden Dragon – Ang Lee, 2000) – 78/100

Filmlerden bazıları belli film türlerini yeni seyirci kitlesiyle buluşturduğu için ilk 100’e girmişti. Kaplan ve Ejderha da bu filmlerden biri. Tayvanlı yönetmen Ang Lee bu dövüş sporu filmini başarılı bir biçimde batılı izleyiciye taşıdı. Film en iyi yabancı filmi kategorisinin yanı sıra İngilizce dışı dilde olup da Oscar alan ender filmlerden biri oldu.

13. Amélie (Jean-Pierre Jeunet, 2001) – 82/100

Romantik komedi türü filmler genellikle eleştirmenlerden pek iyi not almaz. İngilizce değillerse uluslararası sinemalarda da pek başarı kaydetmezler. Aşk ve komedi belli ki yan yana iyi gitmiyor ya da çeviride anlam kaybına uğruyor.

Ne var ki Amélie‘nin kaderi böyle olmadı, hem seyirciden hem de eleştirmenlerden olumlu tepki aldı. Filmin kahramanı olan garsonu canlandıran Audrey Tautou’nun sevimli cazibesinin bunda epeyce rolü olduğu bir gerçek. Ancak bu filmin basit bir romantik komedi değil etkileyici bir sinema olduğuna seyircinin ikna edilmesinde asıl etken yönetmen Jean-Pierre Jeunet’nin yeni buluşlarla dolu çekimleri oldu.

KAYNAKbbc
- Advertisement -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -en iyi filmler - mutlu   ocuk kare - İngilizce Dışında 21. Yüzyılın En İyi Filmleri

Yeni İçerikler

Koronavirüs salgınında psikolojimizi korumak

Kaosa dönen medya bombardımanları, kaygısı yüksek, karamsar kişilerin daha fazla paylaşım yapması bizi objektif ve olumlu bilgilerden...

Duygusal Bir Deneyimdir “Öğrenme”

Öğrenme, karmaşık ve duygusal bir deneyimdir. Öğrenme yöntemimiz; daha bebeklik döneminde, okula başlamadan çok önce, başta annemizle, daha sonra da diğer aile bireyleri ile...

Satış Konusunda Yapılmaması gereken 6 Hata

Yapılan araştırmalar sonucunda dünyanın “En İyi Satıcıları” ve “İyi Satıcılar” arasında en önemli fark; İyi Satıcılar başarılı, ama sadece kendisi gibi kişilere satış yapabiliyor,...

Meslek Hastalığı Nedir?

İş yerinde çeşitli etkenlerin oluşturduğu hastalıklara meslek hastalığı deniyor. İş yerinde mevcut insan sağlığına zararlı olan kimyasal maddelerin, fiziksel ve biyolojik etkenlerin meydana getirdiği...

Depresyon Hareketsiz Çocuklarda Daha Yüksek

Çocuklarımız hareketsiz... Televizyon, telefon karşısında hayatları geçiyor. Bu hareketsizlik çocuklarda depresyon ihtimalini artıyor. İşte bilimsel araştırmalar. Londra Üniversitesi'nden...

Bu İçerikleri de Beğeneceksiniz

- Advertisement -