Cuma, Şubat 21, 2020

İş Dünyasında Halo Etkisine Uğramamak İçin

Editör Önerileri

Fazla Yemek Hafıza Kaybı Riskini Artırıyor

Fazla yemek yemenin, yaşlılıkta hafıza kaybı ve bunama riskini iki katına çıkardığı ortaya çıkarıldı. ABD’nin Arizona eyaletindeki Mayo Clinic araştırmacıları,...

Çocuk Gelin Psikolojisi

Türkiye'de Çocuk Gelinlerin Psikolojik açıdan değerlendirilmesi Çocuk gelin kavramı yerine… "Çocuk" ve "evlilik" kavramlarının yan yana gelmesi dahi kabul edilemezdir. Oysa...

Erkek Adamda Depresyona Girer

Toplumdaki genel bir yargıdır, erkek adam psikiyatriste mi gider! ‘Ben deli değilim ki’ diyerek tedavi görmeyi reddeden erkekler hasta...
- afa603cbd85c3a449efa8ed44645968d s 120 d identicon r g - İş Dünyasında Halo Etkisine Uğramamak İçin
Kişisel Başarı
2003 yılında amatör olarak başlayan ancak şu anda Türkiye'nin en kaliteli kişisel gelişim, eğitim ve psikoloji sitesi olmayı başaran www.kisiselbasari.com 'u facebook , twitter, youtube gibi sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz. Yasal Uyarı:KiSİSELBASARİ.com da yayınlanan yazıların kaynakları yazının altında belirtilir. Ancak kişisel başarı bazı yazıları kendi düzenlemeleri ile yayınladığı için “Kaynak: www.kisiselbasari.com” şeklinde kaynak gösterilmedikten sonra yayınlanması yasaktır. Telif ihlali olduğunu düşündüğünüz görseller, videolar ve yazılar için [email protected] eposta adresine “telif ihlali” konulu bir mail atmanız yeterlidir. İçerik incelendikten sonra FSEK yasssı Ek-4. maddesi gereği 3 gün içinde siteden kaldırılacaktır. Kuruluş tarihi 26 Ağustos 2003 Kişisel Başarı markası 19/03/2008 tarihinde 2008 11724 tescil numarası ile T.C. Türk Patent Enstitüsü tarafından tescil edilmiştir
- Advertisement -

- basariya giden yol - İş Dünyasında Halo Etkisine Uğramamak İçin  - basariya giden yol - İş Dünyasında Halo Etkisine Uğramamak İçinİş dünyasında halo etkisi

İlk izlenim her zaman önemlidir. İş görüşmelerinde de. Belki de kapıdan girdiğimiz ilk anda, o birkaç saniyede insan kaynakları uzmanları bizimle ilgili kararlarını veriyor. Jestler, mimikler, beden hareketi, eli nasıl sıktığınız ilk izlenimlerin oluşmasına yardımcı oluyor. Bir kişiyi ilk gördüğünüzde edindiğiniz anlık izlenimin, o kişiyi değerlendirmemizde daha sonraki yargıların temelini oluşturmasına da ‘halo etkisi’ deniyor. Yani karşınızda bu etkinin altında kalan bir İK’cı varsa en başta etkilediniz, etkilediniz. Yoksa işiniz zor.

Bir insanın sahip olduğu olumlu ya da olumsuz özelliklerinin, onunla ilgili genel bir yargının oluşmasına ve diğer özelliklerinin de bu çerçevede değerlendirilmesine halo etkisi deniyor. Jest, mimik, beden hareketi veya bedene yansıyan psikolojik durumlar insanlarda ilk izlenimlerin oluşmasına yardımcı oluyor. Bir kişiyi ilk gördüğünüzde edindiğiniz anlık izlenim, o kişiyi değerlendirmemizde daha sonraki yargıların temelini oluşturuyor. İşte bu duruma, psikolojide kısaca halo etkisi deniyor. Başka bir deyişle, halo etkisi, ilk izlenimlerin diğer kişiyi algılamada önemli bir referans noktası oluşturması anlamına geliyor. Eğer bir kişiyi ilk kez çok bilgili bir insan olarak algılamışsak, bu önyargımız o kişinin diğer bütün ilişkilerinde de değerlendirme ölçütü oluyor. Yeni bilgiler edinmedikçe, o kişiyi hep bilgili olarak görmeyi sürdürme ihtimali yüksek oluyor.

Afyon Kocatepe Üniversitesi’nden öğretim görevlisi Mehmet Akif Çakırer, halo etkisine şöyle bir örnek veriyor: “Diyelim ki bir şirketin yönetim kurulu başkanısınız ve bir genel müdür adayıyla mülakat yapacaksınız. Kapı açılıp da aday içeri girmeden CV’sine şöyle son bir kez göz atıyorsunuz. Mükemmel bir İngilizceyle kaleme alınmış CV’de kişinin geçmişi parlak başarılarla dolu. Ancak aday kapıdan içeri girdiğinde, neredeyse sizin yarınız kadar bir adam görüyorsunuz. Kısacık boyuyla oldukça da şişman biri, elini uzatmış gülerek size doğru hamle yapıyor. Bembeyaz bir takım elbise giymiş. Üstelik kirli bir sakalı da var. İstemeyerek yer gösteriyorsunuz. Mülakat başlıyor ama siz notu çoktan vermiş durumdasınız. İşte size dramatize edilmiş bir tarzda halo etkisinin olumsuz özeti. Tek taraflı, tam bir önyargı durumu.”

Kurumsallaşmayan şirketlerde daha çok görülüyor
Günlük hayatımızın büyük çoğunluğunda bilinçli ya da bilinçsiz olarak halo etkisinin altında olduğumuzu ifade eden Çakırer, kişiler, olaylar, sorunlar gibi her türlü uyarıcılara karşı tepkide bulunurken, geçmişin etkisiyle farklı davranışlar gösterdiğimizi söylüyor. Bundan da kaçınmak zor. Örneğin birisi ile tanışıyorsunuz, ancak yeni tanıştığınız için bu kişinin kusurları ya da kötü davranışları hakkında bilginiz yok. İlk izlenimi sizde olumlu ise, bu tanıştığınız kişinin daha sonraki kötü davranışlarında bile onu savunmaya çalışırsanız, o zaman halo etkisinin altındasınız demektir. Halo etkisi daha çok kurumsallaşamayan şirketlerde görülüyor. Aile işletmelerinde halo etkisi daha fazla olabiliyor. Çakırer, değişime açık olmayan, farklılıkları zenginlik olarak algılamayan kurumlarda çalışan önyargılı İK uzmanlarının halo etkisiyle daha sık karşılaşabildiğini söylüyor.
Halo etkisinin altında işe alınan bir personel verimlilik düşüşüne neden olabiliyor.
Bunun yanında diğer çalışanlarında motivasyonun düşmesine ve hatta
işgücü devir hızının yükselmesine neden olabiliyor.

Halo etkisine uğramamak için
İnsanların karar verirken ne kadar objektif olabileceğinin her zaman bir tartışma konusu olduğunu belirten Mehmet Akif Çakırer: “Bazı araştırmalar bir adayın işe alınmada ilk yedi saniyenin çok önemli olduğunu hatta bu kısa sürede aday hakkında İK uzmanlarının olumlu ya da olumsuz bir kanaat oluştuğunu ifade ediyor. Bu sebeple az ya da çok bu etki var. Bu etkiyi minimize edebilmek için personel alımı tek kişinin inisiyatifine bırakılmamalı” diyor. Çakırer, halo etkisinin önüne geçmek için üç önemli faktör olduğunu söylüyor:

1) Kurumun yapması gerekenler: Halo etkisinin önüne geçebilmenin en önemli yolu kurumsallaşma ve şirketlerin yetenek yönetimine geçebilmesi. Kurumsallaşamayan, hala patronun iki dudağına bakan bir işletme nasıl rasyonel karar alabilir?
2) İK departmanının yapması gerekenler: Öncelikle işe alımda adayın niteliklerini belirlerken hangi departmanda çalışacaksa bu nitelikler iyi bir şekilde seçilmeli. İşe alımda standartlar belirlendikten sonra bu konuda taviz verilmemeli. İş görüşmesi esnasında işe alımı yapan İK uzmanları adayın birkaç olumlu ya da olumsuz özelliğine bakarak karar vermek yerine, adayın tüm karakteri hakkında yargıya varması gerekir.
3) Adayın yapması gerekenler: Adaylar ilk izlenimin önemli olduğunu akıllarından çıkartmamalı. Adayın enerji seviyesi önemli ve iş görüşmesinde karamsar olmamaya, gülümsemeye mutlaka özen göstermeli. Yüz ifadesi açık ve net olmalı, olumlu bir tavır takınmalı. Bunun yanında etnik köken, dinsel inanç, yaşam tarzı gibi bazı hassas konulara girmemeye özen göstermeli.

Halo ne demek?
Halo, azizlerin başı etrafına konulan ışık halkası, hale, anlamına geliyor. Halo etkisi desteklemek için ilk deneysel araştırmayı 1920 yılında psikolog Edward Thorndike yapmış. Psikolog Karen Dion ise 1972 yılında yaptığı çalışmada insanların fotoğraflarını gördüğü kişiler hakkında bir yargılamaya varmalarını istemiş ve araştırma sonucunda, çekici insanların daha sıcak ve duyarlı olarak iyi bir kişiliğe sahip olduğu varsayımına ulaşmış.

Yazan : Zeynep Mengi

Kaynak : www.yenibirisi.com/HurriyetIk

Önceki İçerikBir Söz – 2
Sonraki İçerikBir Söz – 3
- Advertisement -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -- mutlu   ocuk kare - İş Dünyasında Halo Etkisine Uğramamak İçin

Yeni İçerikler

Satış Konusunda Yapılmaması gereken 6 Hata

Yapılan araştırmalar sonucunda dünyanın “En İyi Satıcıları” ve “İyi Satıcılar” arasında en önemli fark; İyi Satıcılar başarılı, ama sadece...

Meslek Hastalığı Nedir?

İş yerinde çeşitli etkenlerin oluşturduğu hastalıklara meslek hastalığı deniyor. İş yerinde mevcut insan sağlığına zararlı olan kimyasal maddelerin, fiziksel ve biyolojik etkenlerin meydana getirdiği...

Depresyon Hareketsiz Çocuklarda Daha Yüksek

Çocuklarımız hareketsiz... Televizyon, telefon karşısında hayatları geçiyor. Bu hareketsizlik çocuklarda depresyon ihtimalini artıyor. İşte bilimsel araştırmalar. Londra Üniversitesi'nden...

Hayır Demek Neden Bu Kadar Zor?

"Hayır diyememek, pek çok kişinin gün içerisinde yaşaması oldukça muhtemel olan yaygın bir problemdir. Özellikle karşımızdaki kişi yakın ilişkilerimizin olduğu biriyse hayır...

Kişisel Gelişim Nedir? Sorusunun Cevabı

Kişisel gelişim nedir? Son günlerde ne de çok duyar olduk değil mi bu “kişisel gelişim” çığlığını. Herkes, her...

Bu İçerikleri de Beğeneceksiniz

- Advertisement -