Cuma, Şubat 21, 2020

Kişisel Gelişim İster misiniz?

Editör Önerileri

Olumsuz Düşünen İnsanların Kendilerininde İnandığı Yalanları

Hayat denen bu sahada olumsuz düşünen ve bunları etrafına yayan insanlarla karşılaşacaksınız. Önemli olan bu insanların kendilerinin bile inandığı...

Anne Babası Boşanmış Bir Çocuk Olmak..

Uzman Psikolojik Danışman ve Psikolog Yaprak Veziroğlu, boşanmış çiftlerin en çok merak ettiği soruları cevapladı. Veziroğlu, "Çocukların kavgalarda ebeveynlerden...

Amerika’nın En Büyük Şarlatanı’nın İbretlik Hayatı

Amerika tarihinin en büyük şarlatanı kimdir? diye sorarlarsa, hiç yanılmadan "P, T. Bamum''dur!" diye cevap verilebilir. Bu Conneticut'lü Yanke...
kişisel gelişim İster misiniz? - afa603cbd85c3a449efa8ed44645968d s 120 d identicon r g - Kişisel Gelişim İster misiniz?
Kişisel Başarı
2003 yılında amatör olarak başlayan ancak şu anda Türkiye'nin en kaliteli kişisel gelişim, eğitim ve psikoloji sitesi olmayı başaran www.kisiselbasari.com 'u facebook , twitter, youtube gibi sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz. Yasal Uyarı:KiSİSELBASARİ.com da yayınlanan yazıların kaynakları yazının altında belirtilir. Ancak kişisel başarı bazı yazıları kendi düzenlemeleri ile yayınladığı için “Kaynak: www.kisiselbasari.com” şeklinde kaynak gösterilmedikten sonra yayınlanması yasaktır. Telif ihlali olduğunu düşündüğünüz görseller, videolar ve yazılar için [email protected] eposta adresine “telif ihlali” konulu bir mail atmanız yeterlidir. İçerik incelendikten sonra FSEK yasssı Ek-4. maddesi gereği 3 gün içinde siteden kaldırılacaktır. Kuruluş tarihi 26 Ağustos 2003 Kişisel Başarı markası 19/03/2008 tarihinde 2008 11724 tescil numarası ile T.C. Türk Patent Enstitüsü tarafından tescil edilmiştir
- Advertisement -

Kendinizi Geliştirmek İster misiniz?

İçtenlikle davranan herkes, kendi içselliğini yansıtır yakınlarına… Neyi deneyimlemek istiyorsak ona yöneliriz; ancak çevremizde yaşanan olayların ve çevremizde yaşayanların etkileri de karışır adımlarımıza.

Aldığımız olumlu katkılar, iyilerden gelir. İnsanları kesin çizgilerle iyi ve kötü diye yaftalamak doğru olmayabilir.

Bugün düşüncelerimizi hayata geçirirken geleceğimizi de oluşturuyoruz, geçmişe bırakacaklarımızı da… Bu nedenle, yaşananların muhasebesini yapıp, ders alıp “an”ın farkındalığıyla ve bilinçli seçimlerle yaşamayı öğrenebilmek, hayattaki en önemli hedefimiz olmalı. Hayatımızı planlarken, öncelikle kişisel gelişimimizin gerçekleşmesini sağlamak çok önemli… Sonuçta, ne ekersek onu biçiyorsak, “neyi, neden ekmek istiyoruz, neyi biçmeyi umut ediyoruz?” sorularının yanıtlarını araştırıp öğrenmeliyiz.

Kimi zaman iyi zannettiğimiz bir insan bilinçli ya da bilinçsizce bize zarar verebilir veya aslında kötü olduğunu düşündüğümüz birini yakından tanıyınca farklı olduğunu görebiliriz. Şu da bir gerçek ki, iyi ya da kötü dediklerimizi ne kadar tanıyor, kime ya da neye göre değerlendiriyoruz? “Fayda gördüğüm iyidir, zarar veren kötüdür.” denilir. Bir diğer genelleme de şudur: “Ben, beni nasıl görüyorsam, başkaları da beni ben gibi görsün.” Ancak ne yazık ki herkes kendi penceresinden baktığı için kendi bakışıyla görür bir diğerini. Sevdiklerimizin kusurlarını görmezden geliriz de sevmediklerimizin kusurları büyür gözümüzde. İşte bu noktada duygularımızın bakış açımızı ne kadar etkilediğini görürüz. Hırs, kıskançlık, arzu, güç mücadelesi, rekabet hissi, yenilgiye kapılma telaşı, karamsarlığa düşme ve korkularımız… İnsanı insan yapan duygulardır bunlar; ama insanlıktan çıkaran da ne yazık ki yine egoyu besleyen ve tutkuya dönüştüren, bu duygulardır.

Hayata ve insanlara yaklaşımımızı duygular ve tutkular yönetmeye başlarsa, giderek içimizdeki karanlık yan daha çok açığa çıkar. Her yanlışta, daha çok beslenir ve güçlenir kötülük… Ne yazık ki insanı var eden dengeli duygular, tutkunun karanlık güçlerine esir olduğunda insan, içini aydınlatan ışığı çoktan yitirmiş olur ve tutkularının karanlığında yok olur gider. Bu olumsuzluklardan uzaklaşmanın yolu, kendimizi doğru eğitmek, bilgilenmek, yönlendirmek ve farkındalığı, bilinçli davranış geliştirmeyi öğrenmektir.

Hedeflerinize ulaşabilmenizi engelleyenlerden, cesaretinizi kıranlardan uzaklaşıp ilgi duyduğunuz alanlarda gelişim yolunu seçtiyseniz, okuma ve gözlem yapma yeteneğiniz de sentez ve analiz yeteneğiniz de gelişir. Bu safhada önemli olanı önemsizden ayırabilme yetiniz de artar. Sebep-sonuç ilişkisi, farklı disiplinler arasında bağ kurabilme yeteneği, sizi düşünce gelişiminde üst basamaklara taşır. Örneğin bir fizik kuramının edebiyata nasıl yansıdığını Tanpınar’ın “Bursa’da Zaman” şiiriyle kavrayabiliyorsanız, yaratıcı düşünceye de ulaşabilirsiniz.

Bulut Atlası, bu konuları içeren ve bugüne dek izlediğim en etkileyici filmlerden biri. Filmden aklımda kalan birkaç cümle şöyle: “İnsan ana rahminden başlayıp ölene dek, kendi hayatının hâkimi değildir. Onun hayatı, başkalarının hayatlarıyla bağlantılıdır. Bugün yaşadıklarımız, geçmişte yaptıklarımızın sonucudur. İyilik yapan, iyiliklerle karşılaşır.” Filmin bir yerinde, parayı değil, kölelerin özgürleştirilmesi için mücadeleyi seçen damadına ve kızına, zengin köle tüccarı şöyle der: “Koskoca bir düzen var; siz yapacaklarınızla okyanusta sadece bir zerre olacaksınız…” Damadı ona şu sözlerle yanıt verir: “Okyanus da zaten zerrelerden oluşmuyor mu?”

Her yaptığımızın, her düşüncemizin evrende var olacağını, hayatımızın bir noktasında bizi bulacağını farkedebiliyor, bilinçli, doğru, kendimiz ve insanlık için yararlı seçimlerle hayatımızı oluşturmanın önemini kavrayabiliyorsak kişisel gelişimimizi de gerçekleştirmişiz demektir.

Yazar: Özden Aykac
Kaynak: Dahi Beyin Blog

- Advertisement -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -kişisel gelişim İster misiniz? - mutlu   ocuk kare - Kişisel Gelişim İster misiniz?

Yeni İçerikler

Satış Konusunda Yapılmaması gereken 6 Hata

Yapılan araştırmalar sonucunda dünyanın “En İyi Satıcıları” ve “İyi Satıcılar” arasında en önemli fark; İyi Satıcılar başarılı, ama sadece...

Meslek Hastalığı Nedir?

İş yerinde çeşitli etkenlerin oluşturduğu hastalıklara meslek hastalığı deniyor. İş yerinde mevcut insan sağlığına zararlı olan kimyasal maddelerin, fiziksel ve biyolojik etkenlerin meydana getirdiği...

Depresyon Hareketsiz Çocuklarda Daha Yüksek

Çocuklarımız hareketsiz... Televizyon, telefon karşısında hayatları geçiyor. Bu hareketsizlik çocuklarda depresyon ihtimalini artıyor. İşte bilimsel araştırmalar. Londra Üniversitesi'nden...

Hayır Demek Neden Bu Kadar Zor?

"Hayır diyememek, pek çok kişinin gün içerisinde yaşaması oldukça muhtemel olan yaygın bir problemdir. Özellikle karşımızdaki kişi yakın ilişkilerimizin olduğu biriyse hayır...

Kişisel Gelişim Nedir? Sorusunun Cevabı

Kişisel gelişim nedir? Son günlerde ne de çok duyar olduk değil mi bu “kişisel gelişim” çığlığını. Herkes, her...

Bu İçerikleri de Beğeneceksiniz

- Advertisement -