Cuma, Ocak 17, 2020

KURU/MA/YAN YEMİŞLER

Editör Önerileri

MÜMİN SEKMAN GELİŞİM GRUBU KURDU!

Türkiye'de ilk defa kişisel gelişim unvanını kullanan ve yazdığı çok satan kitapları ile tanınan Mümin Sekman tarafından...

Duygusal Zeka ve Empati

Bir köylü eşeğiyle katırını iyice yükleyerek şehre doğru yola çıkmış. Yol uzun, hayvanların yükü ise oldukça ağırmış. Katıra göre...

Akademinin Dayanılmaz Ağırlığı

Akademinin dayanılmaz ağırlığı ve yüksek öğretimde senaryolar Eğitim sorunumuzu çözmeden, toplumsal sorunlarımızı...
- afa603cbd85c3a449efa8ed44645968d s 120 d identicon r g - KURU/MA/YAN YEMİŞLER
Kişisel Başarı
2003 yılında amatör olarak başlayan ancak şu anda Türkiye'nin en kaliteli kişisel gelişim, eğitim ve psikoloji sitesi olmayı başaran www.kisiselbasari.com 'u facebook , twitter, youtube gibi sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz. Yasal Uyarı:KiSİSELBASARİ.com da yayınlanan yazıların kaynakları yazının altında belirtilir. Ancak kişisel başarı bazı yazıları kendi düzenlemeleri ile yayınladığı için “Kaynak: www.kisiselbasari.com” şeklinde kaynak gösterilmedikten sonra yayınlanması yasaktır. Telif ihlali olduğunu düşündüğünüz görseller, videolar ve yazılar için [email protected] eposta adresine “telif ihlali” konulu bir mail atmanız yeterlidir. İçerik incelendikten sonra FSEK yasssı Ek-4. maddesi gereği 3 gün içinde siteden kaldırılacaktır. Kuruluş tarihi 26 Ağustos 2003 Kişisel Başarı markası 19/03/2008 tarihinde 2008 11724 tescil numarası ile T.C. Türk Patent Enstitüsü tarafından tescil edilmiştir

- 496 257x300 - KURU/MA/YAN YEMİŞLER  - 496 257x300 - KURU/MA/YAN YEMİŞLER
Geleceğini planlamak istiyordu çocuk aklıyla. Karınca misali yazdan kışa hazırlık yapmak, kimseye muhtaç olmadan kışın rahat etmek istiyordu yaz da olduğu gibi. Yaz mevsimini de dilediğince yaşamıştı aslında. Arkadaşlarıyla oynadı, güldü sevinçler yaşadı, gezdi dolaştı. Bütün meyvelerden tattı. Üzüm, erik, armut, elma, üzüm, karadut ve daha niceleri. En çok da karadut yemeyi severdi diğer arkadaşları gibi. Çünkü hep birlikte yerlerdi bir yarış halinde, sevgiyle. Yıllara meydan okuyan ne karakışlar geçirmiş, yılların yorgunluğunu çocuklar için hiçe sayan köy meydanının tam ortasında dimdik ayakta duran karaduttan.. Hep yeni oyunlar keşfedilirdi: bazen ağaca çıkma bir yarışa dönüşür, bazen kimin karadutun en iyisini bulacağı yarışı başlar, bazen de kimin daha yükseğe çıkacağı. Yine de hiçbiri rakip değildi birbirine; ağaca çıkamayana yardım edilir, hiç kimsenin ağacın dibinden bakmasına razı olunmazdı.

Yaşadıkları yer meyve açısından oldukça zengin sayılırdı. Sarılığını güneşten, yeşilliğini çimenden alan tüm zerafetiyle dallarından sarkan yemişler bir başka güzeldi. Buna bazı yerlerde incir de denir ama onlar yemiş derdi. Çocukluk işte. Sahiplik kavramı belki tam olarak bilinmezdi ya da kalplerinde kötülüğe yer olmadığından hepsinden alabileceklerini sanırlardı. Güzel gördükleri o yemişleri de hep birlikte yardımlaşma içinde yerlerdi. Günlerden bir gün lezzetine doyulmaz yemişlerden dalından koparıp afiyetle yediler, ayrıca kurutmak için yüksekçe bir yere bıraktılar. Çok güzel tarif edilmez bir duyguydu bu onlar için. Annenin bebeğine baktığı özenle bakıyorlardı yemişlerine. İyi miydi kötümüydü, hata mıydı hiç akıl erdiremediler. Çalmak mı? Onu hiç bilmiyorlardı.

Çocuk bir gün yemişlerine bakmaya giderken arkasından bir ses duydu. Bu babasının sesiydi. Babası görmüştü o yemişleri ve onun yüzündeki ifade hiç de alışık olunan bir ifade değildi. Suçlama , bağırma, kızgınlık ve sonunda dayak gelecekti o minik bedene. “Buraya gel” diye seslendi ona. Çocuk aklına ilk gelen şeyi yapmanın rahatlığıyla ve yine hiçbir kötülük düşünmeden kaçmak geldi. Öyle de yaptı. Çocuk kaçtı baba kovaladı. Eşit olan yarışı(!) baba kazandı. Yemiş toplayıp kurutmanın cezası kesildi hayatı boyunca unutulmayacak bir şekilde. Ne yanlıştı acaba? Büyükler de yapardı aynı şeyi ve hatta babası da.. Başkalarının meyve ağaçlarından sormadan yerdi. Büyükler yapabilir çocuklar yapamaz mıydı acaba onlara suç değil miydi? Aklı çok karıştı, yanaklarından süzülen gözyaşları şahit oldu duygularına, hıçkırıklar düğüm oldu boğazında, ağlamak istemiyordu, için için çekti cezasını.

Yıllar sonra anladı başkasının malının alınmayacağını kendi mantığıyla bu olayı hatırlayarak..

Coşkun BOZKURT
Psikolojik Danışman

Önceki İçerikHuzur İçinde Yat
Sonraki İçerikHomelesslikten Harvard´a
- Advertisement -

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -- mutlu   ocuk kare - KURU/MA/YAN YEMİŞLER

Yeni İçerikler

MÜMİN SEKMAN GELİŞİM GRUBU KURDU!

Türkiye'de ilk defa kişisel gelişim unvanını kullanan ve yazdığı çok satan kitapları ile tanınan Mümin Sekman tarafından...

Duygusal Zeka ve Empati

Bir köylü eşeğiyle katırını iyice yükleyerek şehre doğru yola çıkmış. Yol uzun, hayvanların yükü ise oldukça ağırmış. Katıra göre biraz daha yaşlıca olan eşek...

Akademinin Dayanılmaz Ağırlığı

Akademinin dayanılmaz ağırlığı ve yüksek öğretimde senaryolar Eğitim sorunumuzu çözmeden, toplumsal sorunlarımızı çözemeyeceğimiz net olarak görünüyor

Sarışınlar Agresif ve Hırslı Oluyor

ABD’de yapılan bir araştırma, sarışın kadınların daha agresif ve hırslı olduğunu bildirdi. California Üniversitesi'nce yapılan araştırmada, sarışın kadınların hırs ve agresiflik konusunda esmer veya kızıl...

Küçük Şeyler Deyip Geçmeyin

En iyi şeyler küçük çıkınlarda taşınırmış. Küçük bir beden çoğu kez büyük bir ruha yataklık edermiş. Ufak balıklar lezzetli olurmuş. Ateşe küçük odunlar atılırsa...

Bu İçerikleri de Beğeneceksiniz

- Advertisement -