Lider Olmanın Anahtarı: İletişim

0

Lider Olmanın Anahtarı: İletişim  lider3“Bunları biliyor muydunuz?” köşemizle başlayalım: Firmalarda, alınan kararların ortalama yüzde 50´si başarısızlıkla noktalanıyor. Yeni ürünlerin yaklaşık yüzde 95´i başarısız oluyor. Stratejik satın alma ve birleşmelerin yüzde 65´i negatif sonuçlanıyor. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin yüzde 60´ı ilk 6 yıl içinde kapanıyor. Tüm dünyada, 10. yılını doldurmadan kapanan firmaların oranı ise yüzde 82.

Evet, karnemiz kötü. ´İş hayatı´ dersi olsaydı toptan sınıfta kaldık bu rakamlarla. Tabii ki tüm kararlarımız da yanlış değil; ama kabul etmeliyiz ki ´çoğu kararımız´ yanlış. İşte bu noktada, iyi bir yönetici olmak, hatta daha da ötesi iyi bir lider olmak, önem kazanıyor. ´Yönetici olmak´ ile ´Lider olmak´ aynı şeyler değil. ´Yöneticilik´ öğrenilebilir; okulda, kurslarda anlaşılabilir ve benimsenebilir. ´Liderlik´ ise kazanılmalıdır, hak edilmelidir. Tutkulu olmak ve sürekli iletişim içinde olmak gibi anahtar bazı kişilik özelliklerine sahip olmak sizi bir adım öne geçirebilir.

Peki nasıl bu kadar çok yanlış yapıyoruz? Steve Smith ve Dave Markum´un çok satan kitapları ´businessThink´te de özetledikleri gibi, başarıyı engelleyen üç önemli faktör var: Ego, (fazla) hız ve (geriye dönük) çözümler. Özellikle ego, benim favorim; şahsen de çok tecrübe etmiş biri olarak herhalde. Hem çalışan hem de zaman zaman yöneten olarak! Maalesef, iş kararlarının üçte birinden fazlası ego bazlı veriliyor. Ohio Devlet Üniversitesin´de Paul Nutt tarafından gerçekleştirilen araştırmada, yöneticilerin yüzde 81´inin kararlarını, sunulan önerinin gücü sayesinde değil, sadece ikna yoluyla aldıkları belirlenmiş. Yine yöneticilerin yüzde 87´si kendisine güveniyor ama sadece yüzde 27´lik bir kesim iş arkadaşlarına güveniyor. Yani yönetici iyi de, diğerleri çürük elma!

Bir de madalyonun öbür yüzüne bakalım; yani ´çalışanlar yöneticileri hakkında ne düşünüyor?´ diye. 2007 yılında, Watson Wyatt Worldwide Danışmanlık firması tarafından, 12 bin Amerikalı çalışanla yapılan araştırmada, çalışanların yüzde 51´inin üst düzey yöneticilerine güven duymadıkları belirlenmiş. Aynı araştırmada, yöneticilerinin ´personelle ilişkilerinde aktif´ olduğuna inananların oranı ise sadece yüzde 43 olarak saptanmış. Yani, Amerika´da, çalışanlar yöneticilerinin liderlik vasıflarından ağırlıklı olarak memnun değil, ve bu da onlara karşı duydukları güveni azalttığı gibi, çalışma motivasyonlarını düşürüyor ve genel verimliliği etkiliyor.

EY LİDER, GELDİYSEN ´EVET´ DE

´İyi yönetici