Salı, Şubat 18, 2020

“Mış” Gibi Yaşamak…

Editör Önerileri

İnsana En Büyük Tecrübeyi Zorluklar Kazandırır

Hayatı anlamlı kılan ve insana tecrübe kazandıran en önemli tecrübelerin hayatın zorlukları olduğu bir gerçek. Sonuçta İsabet kaydetmeyen oklar da sonuçta...

NLP Esprileri ve Soruları

Kendinizi Nasıl Hissediyorsunuz? Neden Konuşuyorsunuz? Sorun nedir diye sorun kendi kendinize, aklınıza gelen ilk sorun cevabıdır kendi kendinize sorduğunuz...

Bir hamsi pişirdi hayatı değişti

Ev hanımı Saime Kambur tarafından kurulan Ankara'daki Alo Hamsi'de birbirinden lezzetli balıklar yapılıyor. Lezzetin nedeni balıkların her gün Karadeniz'den...
- afa603cbd85c3a449efa8ed44645968d s 120 d identicon r g - “Mış” Gibi Yaşamak…
Kişisel Başarı
2003 yılında amatör olarak başlayan ancak şu anda Türkiye'nin en kaliteli kişisel gelişim, eğitim ve psikoloji sitesi olmayı başaran www.kisiselbasari.com 'u facebook , twitter, youtube gibi sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz. Yasal Uyarı:KiSİSELBASARİ.com da yayınlanan yazıların kaynakları yazının altında belirtilir. Ancak kişisel başarı bazı yazıları kendi düzenlemeleri ile yayınladığı için “Kaynak: www.kisiselbasari.com” şeklinde kaynak gösterilmedikten sonra yayınlanması yasaktır. Telif ihlali olduğunu düşündüğünüz görseller, videolar ve yazılar için [email protected] eposta adresine “telif ihlali” konulu bir mail atmanız yeterlidir. İçerik incelendikten sonra FSEK yasssı Ek-4. maddesi gereği 3 gün içinde siteden kaldırılacaktır. Kuruluş tarihi 26 Ağustos 2003 Kişisel Başarı markası 19/03/2008 tarihinde 2008 11724 tescil numarası ile T.C. Türk Patent Enstitüsü tarafından tescil edilmiştir
- Advertisement -

- m     300x201 - “Mış” Gibi Yaşamak…  - m C4 B1 C5 9F 300x201 - “Mış” Gibi Yaşamak…

İnsan, sosyal bir varlık. Ancak sosyalleşme ve bireyselliğin çatıştığı noktalarda ikilem yaşamak söz konusu. Kişiler farkında olmadan, hayat ile bağları kopmuş, daha öfkeli ve giderek kendisine yabancılaşmış bir duruma gelirler…

BAŞKALARINA GÖRE YAŞAMAK

İnsan, sosyal bir varlık olarak tanımlanır ve bireyselleşme sürecinde bireyselliğini korurken aynı zamanda toplumla da uzlaşı içinde yaşar. Ancak bu dengenin bozulmasına sebep olan bazı düşünme biçimleri vardır; kişinin mutluluğunu ve özgürlüğünü ciddi biçimde baltalayan, kendisi olmasına bir türlü izin vermeyen, bireysel kimliğini ifade etmekten alıkoyan, başkalarının memnuniyetini önceliğine alan ve kişiyi giderek yalnızlaştıran düşünce kalıplarına sahip kişilerden sözediyorum.

Bu öyle bir zorluktur ki kişiler farkında olmadan, hayat ile bağları kopmuş, daha öfkeli ve giderek kendisine yabancılaşmış bir duruma gelirler.

’Başkalarının ne dediği’ ne göre yaşayanlardan, başkalarının kendisi hakkında sürekli yargıda bulunduğunu düşünüp ona göre davrananlardan, sürekli dış referanslarla hareket edenlerden, kendisine ait bir fikri ve inisiyatifi ortaya koymaktan çekinen kişilerden bahsediyorum.

Her girdikleri ortamda sınanma kaygısı yaşayanlar, girdikleri ortamlarda sürekli performans göstermesi gerekiyormuş gibi düşünenler, sürekli onay alma beklentisi ile yaşayanlar için hayat gerçekten de çok zor olmalı.

İnsanları kırmaktan korkmak, hayır diyememek, olumsuz bir duygusunu dile getirememek, “Herkes beni sevsin” diye beklemek. Tüm bu davranışların temelinde yatan kaygı ise; ’Yalnız kalmaktan korkmak’.

Bu kişilerin öykülerine bakıldığında genellikle ebeveynlerinde benzer özellikler bulunmakta ya da ebeveyn ile güvenli ilişkinin kurulamamış olduğu anlaşılmakta.

Kişinin kabul görmeyeceği düşüncesi nedeniyle kendi rengini ortaya koymaktan kaçınması, reddedilmekten korkması, küçük düşme kaygısı, sevilmeyeceği endişeleri, ilgi gösterilecek birisi olmadığı düşüncesi, insanların kendisinden uzaklaşacağı ve yalnız kalacağı gibi hatalı düşünceler ve yanlış inançlar kişinin hayatını olumsuz yönde etkilemekte ve yönetmektedirler.

Bu kişiler giderek sosyalleşmekten kaçınmakta, çevresindeki insanlar ile ilgili yanlış ve hatalı yorumlar yapmakta, insan ilişkileri bozulabilmekte en sonunda da yalnızlaşma ve depresyon ile sonuçlanan bir durum ortaya çıkmaktadır.

Burada ironik olan şudur; genellikle başkalarının kendisi hakkında ne düşündüğü konusunda ’falcılık’ yapıp ona göre hareket edenler, aslında kendi düşündükleri şeyi karşısındakine yansıtıp sanki onun düşüncesiymiş gibi algılamaktadırlar. Bu insan ilişkilerindeki bir yanılsamadır ve böyle yaşamaya çalışmak çok zordur.

Yeni tanıştığı insanların olduğu bir ortamda kişinin; “Ben söze başlarsam kimse söylediklerime ilgi göstermez” düşüncesiyle suskunluğu tercih etmesi tamamen kendi ürettiği düşünce ile ilgili bir durumdur ancak bunu karşı taraf düşünüyormuş gibi algılar. Bu yansıtmaları sık sık kullanan kişiler, ilişkilerinde de ciddi zorluklar yaşarlar.

Düşünce şemaları erken yaşlardan itibaren yanlış örgütlenmiş olduğu için, kişiler arası ilişkilerde objektif olarak anlama, yorumlama ve tepki verme davranışları gösteremezler. Bir dönem böyle davranmanın doğru birşey olduğunu öğrendiğinizden, uzun zamandır böyle davranıyor olabilirsiniz ancak kabul edersiniz ki hayatınıza ağır bedelleri oldu.

Bu durumun üstesinden, bir uzman desteği alarak gelmek mümkündür. İnsan olduğumuzu unutmadan, insan olmaya izin vermek, yaşadığımız gezegende herkesin elinden geldiğince yaşamaya çalıştığını düşünmek gerek. Monteigne; “Her insan varoluşumuzun bütün biçimlerini içinde taşıyor” demiş, doğru söze ne denir?

Uzm. Psikolog, Psikoterapist Ruşen Nur Arıkan

- Advertisement -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -- mutlu   ocuk kare - “Mış” Gibi Yaşamak…

Yeni İçerikler

Satış Konusunda Yapılmaması gereken 6 Hata

Yapılan araştırmalar sonucunda dünyanın “En İyi Satıcıları” ve “İyi Satıcılar” arasında en önemli fark; İyi Satıcılar başarılı, ama sadece...

Meslek Hastalığı Nedir?

İş yerinde çeşitli etkenlerin oluşturduğu hastalıklara meslek hastalığı deniyor. İş yerinde mevcut insan sağlığına zararlı olan kimyasal maddelerin, fiziksel ve biyolojik etkenlerin meydana getirdiği...

Depresyon Hareketsiz Çocuklarda Daha Yüksek

Çocuklarımız hareketsiz... Televizyon, telefon karşısında hayatları geçiyor. Bu hareketsizlik çocuklarda depresyon ihtimalini artıyor. İşte bilimsel araştırmalar. Londra Üniversitesi'nden...

Hayır Demek Neden Bu Kadar Zor?

"Hayır diyememek, pek çok kişinin gün içerisinde yaşaması oldukça muhtemel olan yaygın bir problemdir. Özellikle karşımızdaki kişi yakın ilişkilerimizin olduğu biriyse hayır...

Kişisel Gelişim Nedir? Sorusunun Cevabı

Kişisel gelişim nedir? Son günlerde ne de çok duyar olduk değil mi bu “kişisel gelişim” çığlığını. Herkes, her...

Bu İçerikleri de Beğeneceksiniz

- Advertisement -