Pazartesi, Ocak 20, 2020

ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ!

Editör Önerileri

MÜMİN SEKMAN GELİŞİM GRUBU KURDU!

Türkiye'de ilk defa kişisel gelişim unvanını kullanan ve yazdığı çok satan kitapları ile tanınan Mümin Sekman tarafından...

Duygusal Zeka ve Empati

Bir köylü eşeğiyle katırını iyice yükleyerek şehre doğru yola çıkmış. Yol uzun, hayvanların yükü ise oldukça ağırmış. Katıra göre...

Akademinin Dayanılmaz Ağırlığı

Akademinin dayanılmaz ağırlığı ve yüksek öğretimde senaryolar Eğitim sorunumuzu çözmeden, toplumsal sorunlarımızı...
- afa603cbd85c3a449efa8ed44645968d s 120 d identicon r g - ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ!
Kişisel Başarı
2003 yılında amatör olarak başlayan ancak şu anda Türkiye'nin en kaliteli kişisel gelişim, eğitim ve psikoloji sitesi olmayı başaran www.kisiselbasari.com 'u facebook , twitter, youtube gibi sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz. Yasal Uyarı:KiSİSELBASARİ.com da yayınlanan yazıların kaynakları yazının altında belirtilir. Ancak kişisel başarı bazı yazıları kendi düzenlemeleri ile yayınladığı için “Kaynak: www.kisiselbasari.com” şeklinde kaynak gösterilmedikten sonra yayınlanması yasaktır. Telif ihlali olduğunu düşündüğünüz görseller, videolar ve yazılar için [email protected] eposta adresine “telif ihlali” konulu bir mail atmanız yeterlidir. İçerik incelendikten sonra FSEK yasssı Ek-4. maddesi gereği 3 gün içinde siteden kaldırılacaktır. Kuruluş tarihi 26 Ağustos 2003 Kişisel Başarı markası 19/03/2008 tarihinde 2008 11724 tescil numarası ile T.C. Türk Patent Enstitüsü tarafından tescil edilmiştir
- Advertisement -
- Advertisement -

-   3 300x300 - ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ!  -  C3 B63 300x300 - ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ!
Şimdi diyeceksiniz. ‘ Bu nasıl bir başlık böyle.’Evet Ölüm dediğimiz zaman hepimizde bir ürperti oluşur ve ölümü düşünmek bile istemeyiz. Ancak şu bir gerçek ki hepimiz zamanı geldiğinde bu dünyadaki görevimizi tamamlar ve ebediyete intikal ederiz. Loe LOUİS ’ in dediği gibi “ HERKES CENNETE GİTMEK İSTER AMA KİMSE ÖLMEK İSTEMEZ.’

Evet, her şeyin bir çaresi var ama bir ölümün çaresi yok ve ölüm karşısında insanoğlunun takınacağı tavır ve tutum dışında yapabileceği herhangi bir şey yok. Bütün bunlara rağmen insanoğlu hiç ölmeyecekmiş gibi zamanı har vurup harman savurmakta, hayatına anlam katacak değerlerden, deneyim ve tecrübelerden, bilgi birikiminden yoksun, hayatın anlamı yerine anlamsızlığı üzerine bir dizi yararsız düşünceler geliştirmekte ve bunu davranışları ile sergilemektedir. Hayatı anlamlı kılan yaşadığın günün ömrünün geriye kalan son günü, aldığın nefesin son nefes olabileceği ihtimali üzerine geliştirilen bir yaşam felsefesidir. Oysa bu anlayıştan yoksun olan birine yakın zaman içerisinde öleceği söylenmiş olsa ömrünün geriye kalan zamanını nasıl değerlendireceği ve neler yapacağına bir göz attığında karşısına çıkan listenin kabarık olduğunu görünce şaşırmaması içten bile değil. Bize kalansa elimizden kayıp giden ERTELENMİŞ BİR HAYAT…

Oysa yaşamı anlamlı kılan ÖLÜMÜN ta kendisidir. Bu dünyada yaşayan herkes kendi edebi hayatında en az bir kez işlemeli ÖLÜM temasını. Ölümü hatırlamanın hayatı hatırlama ile eşdeğer olduğunu bilmeli. Aldığın her nefesin, yaşadığın her günün seni ebediyete intikal ettirecek ölüme bir adım yaklaşmak olduğunun bilinci, ölümden sana geriye kalan zamanı keşkelere, pişmanlıklara, kırgınlıklara yer vermemecesine bir yaşam gurusu olma yolunda atılan hem insanlık hem de senin için büyük bir adımın habercisidir.

Ölümü hatırlamak; insanın bu dünyada varoluş sebebini, hayatının anlamını bulma yolunda itici bir güç oluşturmaktadır. Bugün ortaya çıkan psikolojik sorunların kökeninde yaşamda bir anlam bulamamaktan ve bunun ortaya koyduğu varoluşsal boşluklardan kaynaklanmaktadır.

Ölüm bilincine sahip olan kişi zıtlıkların birbirini tamamladığını, birbirleri ile anlam kazandığını bilir. Ölüm deyince artık ölümden korkmak yerine yaşamaktan zevk almaya ve hayatının her saniyesini en güzel şekilde değerlendirmeye çalışır.

Bizler öleceğimizi biliriz de bir tek öleceğimiz günü bilmeyiz. Düşünsenize ölüm tarihinizi biliyorsunuz. Acaba neler değişirdi hayatınızda. Sabah kalktığınızda bugün şu kadar günüm kaldı. Ölüme bir gün daha yaklaştım diyerek telaşa içinde ne yapacağımızı hayatımızı nasıl değerlendirmemiz gerektiğini her fırsatta düşünür, mümkün mertebe hayatı hem kendimiz hem de çevremizdekilerle yaşanabilir kılmak için elimizden gelen her ne varsa yapmaya çalışırdık. Bu durumu bir örnekle açıklarsak; saatte 30 km hızla giden bir sürücü mü daha dikkatli olur yoksa 120 km hızla giden bir sürücü mü? Sanırım Ölüm bilincinin farkında olan ile olamayan kişi arasında da hayatı anlama ve onu manidar kılma arasında bir fark olmaması düşünülemez. Bizdeki bu değişimi başlatan süreç sadece ölüm tarihimizi bilmek ya da bilmemek. Evet, yaşadığımız çelişkilerden biri bu olsa gerek. Hayatta bu çelişkileri ortadan kaldırma çabası değil mi zaten.

Yaşadığınız anı,günü anlamanız ve anlamlandırmanız dilek ve temennisi ile…CARPEDİEM….

Murat DİNCER

Psikolojik Danışman

www.muratdincer.com

- Advertisement -

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -- mutlu   ocuk kare - ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ!

Yeni İçerikler

MÜMİN SEKMAN GELİŞİM GRUBU KURDU!

Türkiye'de ilk defa kişisel gelişim unvanını kullanan ve yazdığı çok satan kitapları ile tanınan Mümin Sekman tarafından...

Duygusal Zeka ve Empati

Bir köylü eşeğiyle katırını iyice yükleyerek şehre doğru yola çıkmış. Yol uzun, hayvanların yükü ise oldukça ağırmış. Katıra göre biraz daha yaşlıca olan eşek...

Akademinin Dayanılmaz Ağırlığı

Akademinin dayanılmaz ağırlığı ve yüksek öğretimde senaryolar Eğitim sorunumuzu çözmeden, toplumsal sorunlarımızı çözemeyeceğimiz net olarak görünüyor

Sarışınlar Agresif ve Hırslı Oluyor

ABD’de yapılan bir araştırma, sarışın kadınların daha agresif ve hırslı olduğunu bildirdi. California Üniversitesi'nce yapılan araştırmada, sarışın kadınların hırs ve agresiflik konusunda esmer veya kızıl...

Küçük Şeyler Deyip Geçmeyin

En iyi şeyler küçük çıkınlarda taşınırmış. Küçük bir beden çoğu kez büyük bir ruha yataklık edermiş. Ufak balıklar lezzetli olurmuş. Ateşe küçük odunlar atılırsa...

Bu İçerikleri de Beğeneceksiniz

- Advertisement -