Özel Alanını Bilen Çocuklar Tacizlere Karşı Daha Güvende

Çocuğunuza Kişisel Alanının ne olduğunu öğrettiğiniz de ve onu nasıl koruması gerektiğini konusunda bilinçlendirdiğiniz de çocuğunuz çevrenin istenmeyen tehlikelerine karşı daha güvende olabilecektir.

0

Çoğumuz için, kişisel alan, göz korkutucu ve büyük oranda üzerine çok fazla konuşulmamış bir konudur.

Karşımızdaki ya da yanımızdaki kişinin bize yaklaşması ne kadar yakın olmalıdır? Özellikle çocukluğumuzda kimse bizi bu konuyla ilgili aydınlatmamışsa bu sorunun çözülmesi oldukça zor olabilir.

Kişisel alan büyüleyici bir şeydir. Ancak, çocuklara onun önemini açıklamaya gelince, çoğu ebeveyn nereden başlamaları gerektiğini düşünür. Hiç kimse onu çocuklarına nasıl göstereceğini bilemediği ya da hatta diğer yetişkinlerle nasıl baş edeceğini açıklayamadıkları için kişisel alan kavramı acılı bir tema olabilmektedir. Bu yazı içerisinde kişisel alanınızı korumak için size ya da çevrenize düşen bazı sorumlulukları sizinle paylaşacağız.

Çocuğunuza Kişisel Alanının ne olduğunu öğrettiğiniz de ve onu nasıl koruması gerektiğini konusunda bilinçlendirdiğiniz de çocuğunuz çevrenin istenmeyen tehlikelerine karşı daha güvende olabilecektir.

KENDİMİZ- BENİM ÖZEL ALANIM

Vücudunuz hiç kimsenin malı değil, size aittir. Sizin yanınıza kimlerin yaklaşabileceğine ya da size kimlerin dokunabileceğine yalnızca siz karar verebilirsiniz. Hiç kimse bunu izniniz olmadan yapamaz ve özellikle de çocukluğunda kişinin alanını koruması söz konusu olduğunda, o kişinin, çocuğun çevresindeki en yakın ya da en uzak insan olması önemli değildir.

AİLEMİZ

Saygı, güven ve sevgi, en yakın çevremizdeki kişileri belirlerken kullandığımız kelimelerdir. Fakat, en yakınımızdaki kişiler bile bizim kişisel alan sınırlarımıza dikkat etmelidirler. Benzer şekilde, biz de, sevdiklerimizin kişisel alanına saygı duymalıyız.

ARKADAŞLARIMIZ

Bu kategori, “uzaktan sarılmak” kategorisine mensup kişileri kapsar. Buna arkadaşlarımız ve iletişim kurmak istediğimiz kişiler dahildir. Dostluk çok önemlidir ve pek çok şey gerektirir: kooperatif oyunları, sohbetler, gösteriş ve bazen dostça sarılmak. Dostluk her zaman güven ve saygıya dayanır. Sadece sarılmaların da dahil olmak üzere tüm tezahürlerinin karşılıklı rıza üzerinde olması doğaldır. Bu, çocuklar ve yetişkinler arasındaki ilişkilerde önemlidir. Bir çocuk, sınıf arkadaşlarının hepsinin arkadaşı olarak davranma hakkı bulunmadığının farkında olmalıdır. Ayrıca, ebeveynler hangi ölçütlerin arkadaşlığı tanımladığını çocuklarıyla konuşmalıdır.

İLGİLİ YAZI :  Kısır Bir Döngü İçinde Misiniz? Çemberden Nasıl Çıkılır?

TANIDIKLARIMIZ

‘Geçerken selam vermek’ terimini kulladığımız kişilerdir. Çocukken, bunlar, okul otobüsündeki çocukları, çevrenizdeki çocukları, spor takımı arkadaşlarınızı veya ebeveynlerinizin arkadaşlarını içerebilir. Anneler ve babalar, çocuklarına sosyal normları, farklı türdeki tanıdıkları ve bu konuyla ilgili olan güvenlik kurallarını tanıtmalıdırlar. Çocuklar, bu gibi ilişkilerde her iki tarafın da gözlemlenebilir mesafede olması gerektiğinin farkında olmalılar.

PROFESYONEL ÇEVREMİZ

Bu kategori, öğretmenleri, anaokulu görevlilerini, polis memurlarını, itfaiyecileri, hemşireleri, doktorları ve çevremizdeki diğer meslekleri içerir. Bu insanlar bizim ihtiyacımız olduğunda bize yardım edebilir, ancak onlar bizim arkadaşımız değildir. Ebeveynler, çocuklarının farklı acil durumları bildiğinden ve belirli senaryolarda kimlerle iletişime geçmeleri gerektiğini bildiğinden emin olmalıdırlar. Ayrıca, bu kişilerin her zaman özel üniforma giydiğini ya da bazı mesleklerde rozet taktığını ve ilgili kimlik belgelerini taşıdıklarını çocuklarınıza vurgulayabilirsiniz.

YABANCILAR

Yabancılar onları tanıdıklarını söylese bile, çocuğunuz bu insanları tanımadığını söyleyebilmelidir. Ayrıca çocuğunuza, yabancıları tanımadığımız için iyi olup olmadıklarını söyleyemeyiz diyebilirsiniz. Bunun yanında tanımadığı insanlarla konuşmaması gerektiğini, onlara kendimiz veya sevdiklerimiz hakkında bir şey anlatmaması gerektiğini benimsetmelisiniz.

Özetlemek gerekirse, aileler ve öğretmenler, kişisel alan kavramını çocuklara, bu olayın önemini kavramaları için gerekirse defalarca anlatmalıdırlar. Ebeveyn ve öğretmen olarak konuşmanız içerisinde şu cümleleri kullanabilirsiniz:

Birinin davranışları sizi rahatsız ettiyse,” HAYIR “demelisiniz! DUR! Birinin sana kabul edilemez bir şekilde davrandığını düşünüyorsan, aynı anda ailene veya öğretmenlerine söyle. Onay olmadan kimse sana dokunamaz. Fakat siz de başka birinin kişisel alanını izinsiz olarak isteme hakkına sahip değilsiniz. Yetişkinler şikayetinizin önemini hemen görmezlerse, sizi anlayıncaya kadar tekrar edin. Sorunu kendi başınıza çözmeye çalışmamanız gerekir. Sorununuzu gizlememelisiniz ve bundan utanmamalısınız. Konuşmaktan korkmayın. Soru sormaya çekinmeyin.

İLGİLİ YAZI :  Olumlu Düşünenlerin Beyni Hatalı Mı?

Kişisel Başarıyı Twitter’de Takip Etmeyi Unutmayın