Pazartesi, Mart 23, 2020

Sen Değerlisin…

Editör Önerileri

Hazreti Ali’nin yöneticilere tavsiyeleri

İyi bir yönetici ve lider nasıl olur? Sorumluluk noktasına gelenler çalışanlarına nasıl davranmalı onları nasıl seçmeli, nasıl ödüllendirmeli? Hazreti...

Hayal Kırıklığınızı Nasıl Alırdınız?

Hayal kırıklığı, ama nasıl? Hepimiz hayal kırıklığı yaşıyoruz. Peki bu durumda nasıl tepki veriyoruz ve bu ne anlama geliyor?...

Pazartesi Sendromu ve İnsanlara Yaşattığı 32 Duygu

Hafta sonu bitti. Pazartesi başlıyor. Hafta sonunuz zaten istediğiniz gibi geçmedi. Şimdi de pazartesi başlıyor. Pazartesi sendromu duygularınızı ve...
- Advertisement -

Sen değerlisin…

Öncelikle ben çok değerli ve özelim. Birinin beni sevmesi için ona çok şey vermek zorunda değilim. Birinin beni sevmesi için kendimi ona sevdirmeye kalkmayacağım.

Sevgi içten gelen sonsuz bir güç ve içim sevgiyle dolu. Sıkı sıkıya bağlanıp bir nevi kölelik sevgiyi yıpratıyor. Biri seninse onu kaybetmekten korkma. Korku, güvensizlik üzerine kurulan ilişkiler bir gün tükenir ve biter. Güzel anlar yaşamak adına normal, sıradan geçen günlerimi zehir etmeyeceğim. Düşündüğün şeyler yaşadığın şeyler oluyor. Hayata açılan birçok pencere var. Sen hangisinden bakacaksan karar ver. İnsanı en çok yıpratan şey kararsızlığın çemberinde dolanıp sürekli dönmek… Öyle ki, bu duygu yoğunluğu ile çıldırmak, kahretmek hani artık beyin hücrelerinin isyanı ve halsiz kalan bedeninin yorgunluğu bu delirten düşüncelerden.

Birini görmek istiyorsan ve o kişi gelmiyorsa, sana özel anlar yaratmıyorsa bu yeterince istemediğini gösterir. İnsan isteyince olmazları oldurur, dağları deler, mucizeler ancak istersen sana doğru gelir.

Bir düşün şimdiye kadar ki iş, aşk ve çevre ile olan ilişkilerde aynı sorunları neden yaşadın? Hep aynı, birbirinin benzeri insanlar neden karşına çıktı. Yaydığın enerji nasıldı? Bilinçaltında hangi duygu/duygular seni bu tarz birbirinin benzeri şeyler yaşamana neden oldu? Sende eksik ya da fazla olan neydi? Şimdi geç ve yüzleş kendinle. İn, yürü geçmişe doğru ne yaptın seneler evvel. Baban mesela; sever, onaylar mıydı seni? Annen nasıl izler bıraktı yüreğinde? Haylazlıklarının cezasını hangi bedeller ödeyerek geçirdin? Belki de pısırık, çekingen, korkak biriydin peki neden diye sordun mu kendine?sen-degerlisin  - Sen De  erlisin - Sen Değerlisin…  - Sen De C4 9Ferlisin - Sen Değerlisin…

Belki de birilerinin bir sözü, bir hareketiyle değersiz hissettin kendini. İlk aşk deneyiminde neler yaşadın? Seven, veren, itilen, taraf mı oldun? Neredeydi eksiklik ruhunun derinliklerine kazınan.

Birilerini sevginle boğdun mu? Yoksa boğulan taraf mı oldun? Neden birileri boğar, birileri boğulur hiç düşündün mü?

Bir kişinin bütün güzelliklerini keşfetmeden, sadece elde ettiğini düşündüğünde ondan kaçtın mı? Yoksa işte hayallerimin erkeği/kadını deyip demir mi attın limana? Senin işin tamam yeni bir yola yeni bir kalbe girmek için sıra başka birine mi geldi? Dedin.

Tamam, dur ve sakin ol. Şöyle derin derin nefes al. Her şeyin sorumlusu sen değilsin. Daha küçücük bir çocukken birileri senin işe yaramaz olduğunu söyledi belki. Fakirlik, ilgisizlik yüzünden hep geri plana itilmenin acısını çektin belki de. Ya da bir erkek çocuğuysan annen seni hiç öpüp koklamadı hiç ondan istediğin ilgiyi göremedin. Baban sürekli eleştirdi seni “bu çocuk adam olmaz” diye haykırdı yüzüne bir tokat eşliğinde.

Bir kız çocuğuysan belki bir gün baban terk etti evi. İlk aşkına doğru koştun. Ona elindeki sevgiyi uzattın ve o yine de gitti ardına bakmadan. Bilemezdin ki, seneler sonra yaşadığın her aşkta sürekli bu yüzden verici olup o erkek seni hep bırakıp gidecek korkusuyla yaşayacaktın.

Yada annen ilk erkek arkadaşından gelen mektubu yüzüne fırlatıp “ben seni okula, okumaya gönderiyorum. Ucuz kız olmaya değil” dedi. Sonra bıraktın kendini, artık görünüşünün de güzel olmasına gerek yoktu. Kendini yemeye verdin. Adalar gibi kiloları işte ilk o zaman aldın. Şimdi belki de o nedenle aynalarla barışık değilsin. Çikolata, pasta her türlü ıvır zıvır içindeki boş olan sevgi duygularını, o hiç kapanmayan boşluğu doldurmak, kendini mutlu etmek içindi.

Şimdi silkelen ve kendine gel. Hayat sana yeni bir fırsat veriyor. Yüzünün gülmesine izin ver. Geçmişteki yaraları sevginle kapla. Doğanın şifa dolu ellerinden, yaratandan yardım iste. Kendini her halinle sev. Değer ver. Hadi gül, şanslısın çünkü farkındasın artık hayatın.

- Advertisement -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -- mutlu   ocuk kare - Sen Değerlisin…

Yeni İçerikler

Koronavirüs salgınında psikolojimizi korumak

Kaosa dönen medya bombardımanları, kaygısı yüksek, karamsar kişilerin daha fazla paylaşım yapması bizi objektif ve olumlu bilgilerden...

Duygusal Bir Deneyimdir “Öğrenme”

Öğrenme, karmaşık ve duygusal bir deneyimdir. Öğrenme yöntemimiz; daha bebeklik döneminde, okula başlamadan çok önce, başta annemizle, daha sonra da diğer aile bireyleri ile...

Satış Konusunda Yapılmaması gereken 6 Hata

Yapılan araştırmalar sonucunda dünyanın “En İyi Satıcıları” ve “İyi Satıcılar” arasında en önemli fark; İyi Satıcılar başarılı, ama sadece kendisi gibi kişilere satış yapabiliyor,...

Meslek Hastalığı Nedir?

İş yerinde çeşitli etkenlerin oluşturduğu hastalıklara meslek hastalığı deniyor. İş yerinde mevcut insan sağlığına zararlı olan kimyasal maddelerin, fiziksel ve biyolojik etkenlerin meydana getirdiği...

Depresyon Hareketsiz Çocuklarda Daha Yüksek

Çocuklarımız hareketsiz... Televizyon, telefon karşısında hayatları geçiyor. Bu hareketsizlik çocuklarda depresyon ihtimalini artıyor. İşte bilimsel araştırmalar. Londra Üniversitesi'nden...

Bu İçerikleri de Beğeneceksiniz

- Advertisement -