Pazar, Ocak 19, 2020

Şişmanlığın Kişilikle İlişkisi Var mı?

Editör Önerileri

MÜMİN SEKMAN GELİŞİM GRUBU KURDU!

Türkiye'de ilk defa kişisel gelişim unvanını kullanan ve yazdığı çok satan kitapları ile tanınan Mümin Sekman tarafından...

Duygusal Zeka ve Empati

Bir köylü eşeğiyle katırını iyice yükleyerek şehre doğru yola çıkmış. Yol uzun, hayvanların yükü ise oldukça ağırmış. Katıra göre...

Akademinin Dayanılmaz Ağırlığı

Akademinin dayanılmaz ağırlığı ve yüksek öğretimde senaryolar Eğitim sorunumuzu çözmeden, toplumsal sorunlarımızı...
- afa603cbd85c3a449efa8ed44645968d s 120 d identicon r g - Şişmanlığın Kişilikle İlişkisi Var mı?
Kişisel Başarı
2003 yılında amatör olarak başlayan ancak şu anda Türkiye'nin en kaliteli kişisel gelişim, eğitim ve psikoloji sitesi olmayı başaran www.kisiselbasari.com 'u facebook , twitter, youtube gibi sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz. Yasal Uyarı:KiSİSELBASARİ.com da yayınlanan yazıların kaynakları yazının altında belirtilir. Ancak kişisel başarı bazı yazıları kendi düzenlemeleri ile yayınladığı için “Kaynak: www.kisiselbasari.com” şeklinde kaynak gösterilmedikten sonra yayınlanması yasaktır. Telif ihlali olduğunu düşündüğünüz görseller, videolar ve yazılar için [email protected] eposta adresine “telif ihlali” konulu bir mail atmanız yeterlidir. İçerik incelendikten sonra FSEK yasssı Ek-4. maddesi gereği 3 gün içinde siteden kaldırılacaktır. Kuruluş tarihi 26 Ağustos 2003 Kişisel Başarı markası 19/03/2008 tarihinde 2008 11724 tescil numarası ile T.C. Türk Patent Enstitüsü tarafından tescil edilmiştir
- Advertisement -
- Advertisement -

- Sisman Rambo hRU 273x300 - Şişmanlığın Kişilikle İlişkisi Var mı?  - Sisman Rambo hRU 273x300 - Şişmanlığın Kişilikle İlişkisi Var mı?Şişmanlık sorununda fizyolojik ve çevresel nedenler kadar psikolojik durum da önemli yer tutuğunu belirten Dilara Koçak, Kişiliğin şişmanlıkla ilişkili olabileceğine dikkat çekti. Milliyet’te yer alan haberin ayrıntıları şöyle:

“Neden şişmanlıyoruz?” sorusuna cevap bulabilmek için şu anda bile yüzlerce araştırmacı deney ve gözlem yapıyor, genler ve gıda sanayi üzerinde farklı çalışmalara imza atıyor. Fizyolojik ve çevresel nedenler kadar psikolojik durum da tabii ki önemli yer tutuyor. Yaklaşık 20 yıldır bu mesleğin içindeyim ve son 10 yıldaki deneyimlerim beni hep işin psikolojisini takip etmeye itti ve son 5- 6 yılda görüyorum ki kilo vermede fizyolojik soru ve cevaplar kadar psikolojik soru ve cevaplar da son derece önemli.

Fazla kilolu insanlar, kilo durumlarıyla ilişkili olan bazı belli başlı karakteristikleri paylaşıyorlar mı? Çalışmalar gösteriyor ki, kilo vermeye çalışan kişilerde bazı ortak özellikler bulunuyor. Genel olarak, daha sağlıklı bir kişilik olursa, kilo vermede daha başarılı bir insan profili ve bu verdiği kiloları daha iyi bir şekilde koruyan insan profili çıkıyor.

Genelde görülen iki tane sağlıksız eğilim göze çarpıyor:

* Başkalarının ihtiyaçlarını, kendi ihtiyaçlarının önüne koymak
* Kendi başarılarını ödüllendirmemek

Bu iki eğilim, kilo vermeye çalışan insanlar arasında oldukça yaygın.

Diğerlerinin ihtiyaçlarını, kendi ihtiyaçlarınızın önüne alma eğilimi kötü değilmiş gibi görünse de bu eğer ileri giderse, işte o zaman sorun haline geliyor. Ağlayan bir bebeğin, annesi her ne kadar kendisi de aç olsa da, öncelikle bebeğini beslemeyi tercih edecektir. Bu, sorun değil. Ancak birisi, “Hayır” dediği için kendisinin sevilmeyeceğinden korkuyorsa, ve bunun yerine gerçekten yapmak istediklerini yapamıyorsa, işte o zaman da sorun haline geliyor.

Önceliği başkalarına vermek

Geçen gün bu konuda okuduğum bir makalenin özetini sizinle paylaşmak istedim. Bu konuda kliniğimizin psikologu Sevilay Hanım’dan da tabii ki bilgi ve onay aldım. Araştırmacılar şişman bireylerin kendi öz değerlerini hiçe saydıklarını ve önceliği hep başkalarına verdiklerini gözlemişler. Ben bu duygu durumunu kadınlarda daha fazla görüyorum.

* Annem çok hastaydı hep onunla ilgilenmek zorundaydım kendime bakamadım kilo aldım
* Çocuklarım sınava hazırlanıyordu kendime zaman ayıramadım spora gidemedim kilo aldım
* Eşimin iş seyahatleri fazlaydı evin yükü bana kaldı kendimle ilgilenemedim
* Patronum geç saatlere kadar çalışmamı istiyor diyet yapamıyorum
* Arkadaşlarım hep dışarıda yemek yemeyi tercih ediyor “Hayır” diyemiyorum
* Eşimin ailesinin yardıma ihtiyacı var çocukları okula bırakıp hep onlara gidiyorum

Yukarıdaki örnekler gibi pek çok cümle sıralayabiliriz ki birey kendine öncelik vermiyor kendinden çok başkaları için yaşıyor ise kısacası “Hayır” diyemiyorsa öz değerini yıpratmış oluyor
Araştırmacılar diyor ki; başkalarını ilk sıraya almanın yanı sıra, kendi başarılarınız için eğer kendinize değer vermezseniz, o zaman hayatınızı kontrol edemeyeceğinize dair inancınız daha güçlü olur. Hayatınızı başkalarının kontrol ettiğine inanırsanız kendi kontrol noktanızı kaybedersiniz.

Öncelikler listesi

Diyelim ki başkalarına kendinden fazla değer veren bir insan kilo vermekte başarılı oldu. O zaman şöyle bir düşünce sistemi de başlayabiliyor. “Kilo vermeyi başardım ama asıl önemli olan verilen kiloyu korumak ve kendini kontrol etmek. Ben büyük ihtimalle bu yüzden verdiğim kiloları geri alırım.” İşte bu tür sabote edici düşünceler başarınızı minimize etmeye başlıyor Bu gibi düşünceler, gerçekten de sizin kendiniz üzerinde kontrolünüz olmadığına dair hisler duymanıza sebep olabiliyor. Kendinizi böyle anlarda sanki hiçbir etkiniz yokmuş gibi hissedebilirsiniz. Eğer kontrolünüz yokmuş gibi hissedersiniz, o zaman gerçekten kilo vermeyebilirsiniz ve verdiğinizde de koruyamayabilirsiniz, çünkü bu iş öz disiplin ve belli bir miktarda kontrol gerektirir.

Kilo vermek ve korumak için, kendinizi öncelikler listesinin başına almanız gerekir. Kendinize taze ürünler almak, sağlıklı besinler pişirmek, egzersiz yapmak, neler yediğinizi takip etmek, kaloriler hakkında kendinizi eğitmek, kilonuzu tartmak için ve buna odaklanmak için zaman ayırmalısınız. Bazen de sevdiğiniz birisine “Üzgünüm, seninle buluşmak için müsait değilim şu anda, çünkü spora gitmem gerekiyor” diyebilirsiniz. Başkalarını önemsemek ve kendinizi önemsemek arasındaki değişim, öz değeri düşük olan insanlar için başlangıçta zor olsa da imkansız değil.

Kendi değerinize sahip çıkın! İnsanların istediği gibi davranarak daha değerli olacağınızı düşünmeyin bu sizi bilinçaltınızda daha da değersiz kılabiliyor.

Kaynak: Milliyet

- Advertisement -

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -- mutlu   ocuk kare - Şişmanlığın Kişilikle İlişkisi Var mı?

Yeni İçerikler

MÜMİN SEKMAN GELİŞİM GRUBU KURDU!

Türkiye'de ilk defa kişisel gelişim unvanını kullanan ve yazdığı çok satan kitapları ile tanınan Mümin Sekman tarafından...

Duygusal Zeka ve Empati

Bir köylü eşeğiyle katırını iyice yükleyerek şehre doğru yola çıkmış. Yol uzun, hayvanların yükü ise oldukça ağırmış. Katıra göre biraz daha yaşlıca olan eşek...

Akademinin Dayanılmaz Ağırlığı

Akademinin dayanılmaz ağırlığı ve yüksek öğretimde senaryolar Eğitim sorunumuzu çözmeden, toplumsal sorunlarımızı çözemeyeceğimiz net olarak görünüyor

Sarışınlar Agresif ve Hırslı Oluyor

ABD’de yapılan bir araştırma, sarışın kadınların daha agresif ve hırslı olduğunu bildirdi. California Üniversitesi'nce yapılan araştırmada, sarışın kadınların hırs ve agresiflik konusunda esmer veya kızıl...

Küçük Şeyler Deyip Geçmeyin

En iyi şeyler küçük çıkınlarda taşınırmış. Küçük bir beden çoğu kez büyük bir ruha yataklık edermiş. Ufak balıklar lezzetli olurmuş. Ateşe küçük odunlar atılırsa...

Bu İçerikleri de Beğeneceksiniz

- Advertisement -