Tekerlemelerin Diksiyondaki Önemi

    - diksiyon1 - Tekerlemelerin Diksiyondaki Önemi  - diksiyon1 - Tekerlemelerin Diksiyondaki ÖnemiTEKERLEMELER VE TEKERLEMELERİN DİLDEKİ ÖNEMİ

    Her gün insanlarla iletişime geçiyoruz, konuşuyoruz, dinliyoruz ama karşımızdaki bizi acaba ne kadar anlıyor? Ya da normal konuşan kişiyle, temiz bir anlaşılırlık barındıran kişi arasında farklar var mıdır?

    Etkileyici bir konuşma yapabilmek için dil kurallarını iyi bilmenin yanında, güzel bir diksiyonun bulunması çok önemlidir. Ağzımızdan çıkan her kelimenin karşımızdaki kişilere bizim istediğimiz şekilde geçmesi, kusursuza yakın bir diksiyonla mümkündür.

    Diksiyonumuzu geliştirmek için en önemli şart; konuşma organlarındaki tembelliklerin kırılmasıdır. Dil, dudaklar, çene gibi yü bölümlerinin egzersizlerle açılması, rahat hareket ettirilebilmesi gerekir. Şimdi bu organları çalıştırmak için gerekli olan egzersizlerden bahsedelim.

    Dudak tembelliği:
    – Dudaklarımızı önde büzüp daire çizdiriyoruz. Bu egzersiz dudaklar iyice acıyıp yapamayacak hale gelene kadar sürdürülmeli ve ters yöne de mutlaka çevirilmelidir.
    – Ağzımızın sınırlarını zorlayarak X ve U harfleri art arda x-u-x-u-x-u şeklinde bir müddet söylenmelidir.
    – Aynı şekilde A ve O harfleri de a-o-a-o-a-o şeklinde, ağız kocaman açılarak söylenmelidir.

    Dil tembelliği:
    – Dilimizi ağzımızın içerisinde sakız gibi çiğniyoruz. Ağrıyana kadar.
    – Dilimizi dışarı çıkarıp sağa, sola, yukarı, aşağı hareket ettiriyoruz.
    – Rrrrrrrrrrrr sesi çıkarıyoruz.

    Çene tembelliği:
    – Ağzımızı hafif açarak çenemizi sağa sola hareket ettiryoruz.
    – Çenemize elimizle alttan elimizle baskı yapıyoruz ve çenemizi açıp kapamaya çalışıyoruz. Bu egzersiz çenemizin çevikliğini artıracak.

    Bunların dışında bir de tekerleme egzersizi var. Dişlerimizin arasına kalınca bir kalem ya da çubuk koyarak tekerleme söylüyoruz. En kısa sürede verim alacağınız çalışma budur. Bir çok sitede tekerlemeleri bulabilirsiniz. Ben burada zor tekerlemelere bir örnek vereyim.

    Bir pirinci birinci buluşta bir inci gibi birbirine bağlayıp, Perlepe berberi bastıbacak Bedri ile beraber Balıkesir Pazarına parasız giden bu paytak budala, babası Topal Badiden biberli bir papara yedi.

    Bu egzersizleri düzenli olarak yaparsak, diksiyonumuzun kısa zamanda, önemli ölçüde geliştiğini görebiliriz.

    Tekerlemeler, konuşma ve dilin anlam yapılarının, cümlelerin, dilin özelliklerini, sık sık yapılan tekrarlarla ezber alışkanlığını kazandırarak çocuğun psikomotor becerilerinin gelişmesine katkıda bulunur.

    Dilin telaffuzu, boğumlaması ile bir bütün halinde öğretilmesine katkıda bulunur. Dildeki sembolleri, alegorik anlatımı, sebep-sonuç ilişkisine dayandırarak dilin mantıksal dizinini kavratır. Dilin matematiğini geliştirir. Dilin gülmece ve eleştirel boyutunu tanıtır.

    Ebe ebe nerede, su doldurur derede, dere boyu çalılık, şu ebe ne de alık, ebe suya dalamaz, araba da bulamaz, ene mene dostum, ben sana küstüm, armudu kestim, tavana astım, tap dedi düştü, kargalar üşüştü, bu da bana düştü�(Şimşek, 2002: 45).

    Ebe bulma oyunlarındaki tekerlemenin dilin koşullarıyla oyunun eş zamanlı olarak tanıtılması, dil aracılığı ile oyun kişilerinin ruhsal ve eylemsel konumlarının belirlenmesi, dili oldukça geliştiren bir durumdur.

    Tekerlemeler, manilerin giriş bölümleri, sayışmalar ilk başta anlamsız görünürler, çok zengin özlü simgesel içerikleri düşünsel olarak da anlaşılmalarını zorlaştırır, �ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallarken� tekerleme cümlesinin anlamı şudur: anası beşikte olacak kadar küçükken o insan var olmayacağından beşiği de sallayamaz. Belli bir düzeyde doğrudur. Bu sözcük kümesi zaman kavramı üstünde ilginç bir oyun oynuyor. Kuşaklar arasında katılım dolayısıyla, ilerde ana olacak her bebekten çocuğun var olduğu söylenebilir. Anasının beşiğini sallayan bir insanın olduğunu söyleyerek bu tekerleme parçası, çok ekonomik biçimde tarihsel zaman kavramının dışına çıkıyor. Kısacası, masaldaki olayların tüm kuşaklar için geçerli olacağını anlatmaya çalışıyor (Karabaş, 1999: 274). Dil oyunları ile tekerleme çocuğun dil sınırlarını tıpkı düş gücünü, düşlerinin sınırlarını genişletir gibi genişletir. Dili matematiksel problemlere dönüştürerek, egzersizler yaptırarak güçlendirir.

    Tekerleme, mani, sayışma, bilmece çocuğun dilsel bellek gücünü artırır. Pratik bir dil kazandırır. Çocuklar bu halk anlatı türleriyle eğlenir, düşünmeye başlar, dil ve düşünce ilişkisini sezinler, dilin gizemli dünyasını duyumsar. Bilmeceler, sayışmalar, maniler, bir varlığın, olayın, kavramın adını vermeden kapalı biçimde, çağrışımla birlikte, özelliklerini belirterek bulunmasını sağlarken, çocuğun sözcük dağarcığını da zenginleştirir (Nas, 2002 : 325).

    Kuzu kuzu me
    Bin tepeme
    Haydi gidelim
    Ayşe teyzeme. Bir iki üç
    Söylemesi güç
    Sana verdim bir elma
    Adını koydum fatma
    Hop hop hop
    Bir büyük altın top
    Pazara gidelim,
    Bir tavuk alalım,
    Pazara gidip,
    Bir tavuk alıp ne yapalım?
    Gıt gıdak diyelim.
    Happur huppur,
    Happur, huppur yiyelim.
    Bir iki tombul tekir
    Camdan bakar
    Başına takar
    Hop hop, altın top
    Türü mürkü
    Ninemin eski kürkü
    Bir çektim yırtıldı
    Ninem dikmekten kurtuldu
    Evli evine
    Köylü köyüne
    Evi olmayan
    Sıçan deliğine Eveleme develeme
    Evvel altı elma yedi
    Seren sekiz serçe dokuz
    Tarmanın topu kara
    A devenin çatı kara
    Altı kere altı otuz altı
    Dedemin sakalı yolda kaldı
    Sakalını aldı dereye attı
    Dedem sakalsız kaldı Makas makas makasa
    Ali dayı noktaya bas
    Trampetler çalıyor
    Yüzbaşılar darılıyor
    Darılmayın yüzbaşılar
    Can yürekten ayrılmıyor
    Ebe ebe gel bize
    Uzaktan vur elimize
    Eğer vuramazsan
    Ebesin ebe
    Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi,
    Bunu sana kim dedi?
    Diyen dedi on yedi
    Yağlı böreği kim yedi? Bir cam
    İki cam
    Üç cam
    Dört cam
    Beş cam
    Altı cam
    Yedi cam
    Sekiz cam
    Dokuz cam
    On cam
    Bu da benim amcam.
    __ _
    Ooooo
    İğne iplik
    Derme diplik
    Çelik çubuk
    Sen çık.
    İğnem düştü yakamdan
    Kuleli geliyor arkamdan
    Gelme kuleli gelme
    Annem bakıyor arkamdan
    KOMŞU, KOMŞU
    -Komşu, komşu !
    -Hu, hu!
    -Oğlun geldi mi?
    -Geldi
    -Ne getirdi?
    -İnci, boncuk.
    -Kime, kime?
    -Sana, bana.
    -Başka kime?
    -Kara kediye
    -Kara kedi nerede?
    -Ağaca çıktı
    -Ağaç nerede?
    -Balta kesti
    -Balta nerede?
    -Suya düştü.
    -Su nerede?
    -İnek içti.
    -İnek nerede?
    -Dağa kaçtı.
    -Dağ nerede?
    -Yandı, bitti kül oldu. Yağmur yağmur yağ ister, evimizin önü sel ister, teknede hamur, tarlada çamur, ver Allah’ım ver, gümbür gümbür yağmur
    Leylek leylek lekirdek, hani bana çekirdek, çekirdeğin içi yok, sarı kızın saçı yok Sübhaneke sümbül teke, üzüm koya, yolda yiye, bizim dana, sizin dana, gelmez eve, vur topuzu gelsin eve

    Mehmet Mehmet Mehmedi, eski susam demeti, çanak çömlek koymadı, hepsini donuna yamadı

    Tıngır elek tıngır saç, elim hamur karnım aç

    Al şu takatukaları, takatukacıya götür. Takatukacı takatukaları takatukalamazsa, takatukaları taka tukalatmadan geri getir.
    Hakkı hakkının hakkını yemiş. Hakkı Hakkı’dan hakkını istemiş. Hakkı Hakkıya hakkını vermeyince Haklı da Hakkı’nın hakkından gelmiş.

    Iramazan
    Irgatları ıramazan irgadamadan al da gel. İndin dereye silindim silindim çıktım.

    Nacak sapına
    İki kes
    Bir sana
    Biri de bana
    Yağmur yağarsa raylar ıslanır, yağmur yağar saraylar ulanır.

    Kızın adı Hediye
    Ekmek vermez kediye
    Kedi gider Kadıya
    Kadının kapısı kitli
    Hediyenin başı bitli
    Karnım aç
    Karnına kapak aç
    Değirmene kaç
    Değirmenin kapısı kitli
    Heybaşı bitli

    Incık, mıncık
    Sen dur, sen çık
    Hasan Hasan
    Helvaya basan
    Kapıyı kıran
    Kızı kaçıran El el epenek
    Elden düşen kepenek
    Kepeneğin yarısı
    Keloğlan’ın karısı

    Ali dayının keçileri
    Kıyır kıyır kişniyor
    Arpa saman istiyor
    Arpa saman yok
    Kilimcide çok
    Kilimci kilim dokur Değirmene girdi köpek
    Değirmenci vurdu kötek
    Geldi yedi köpek
    Hem kötek
    Hem yedi köpek

    Delmişler, dakmışlar
    Bunu böyle yapmışlar
    Delmiyelerdi, dakmıyalardı
    Bunu böyle yapmıyalardı
    İçinde bülbül benim olsa
    İki kardeşim olsa
    Biri ay biri yıldız
    Biri oğlan biri kız

    Bir ikidir bir iki
    Beş altındır, beş, altı
    İnanmazsan say da bak
    On altı, on altı Selamün aleyküm
    Aleyküm selam
    Nereye gidiyon?
    Daha gidiyom
    Neye gidiyon

    Mini mini birler
    Çalışkan ikiler
    Tebmbel üçler
    Dayak yiyen dörtler
    Beşler makine gibi işler
    Altılar altını çaldılar
    Yediler yemeğimi yediler
    Sekizler seksek olup gittiler
    Dokuzlar toktor olup gittiler
    Onlar kırmızı donlar Ebe ebe nerede
    Su doldurur derede
    Dere boyu çalılık
    Şu ebe de ne alık
    Ebe suya dalamaz
    Arasada bulamaz
    Ene nene bulamaz
    Ben sana küstüm
    Ali baksa dum dum
    Sakalına kondum
    Beş para buldum
    Armudu kestim
    Tavana astım
    Tap dedi düştü

    Ooo iğne miğne
    Ucu düğme
    Filifilince
    Kuş dilince
    Çarşıya gittim
    Eve geldim hanım yok
    Bebek ağlar beşik yok
    Çorba taşar kaşık yok
    Ali baba öldü tabut yok

    Alçık balçık
    Sana dedim sen çık Horoz öttü
    Tavuk tepti
    Bülbül kızı
    Selamına dua etti
    Değirmene girdi köpek
    Köpeği aldı köpek
    Köpeği yedi köpek
    Köteği yedi köpek
    Hakkı Hakkı’dan hakkını istedi
    Hakkı Hakkı’nın hakkını vermeyince
    Hakkı Hakkı’nın hakkından geldi

    Kapıdan tavşan geçti mi?
    Geçti
    Tuttun mu?
    Tuttum
    Kestin mi?
    Kestim
    Tuzladım mı?
    Tuzladım
    Pişirdin mi?
    Pişirdim
    Bana ayırdın mı?
    Ayırdım
    Hangi dolaba koydun?
    Çık çık dolaba koydum
    Haydi al getir
    Getiremem
    Neden getirimezsin?
    Kara kediler yemiş.
    Vayı vay, miyav
    Kuzu kuzu mee
    Bin tepeme
    Haydi gidelim
    Hacı dedeme
    Hacı dedem hasta
    Mendli bohça
    Kendisi hoca
    TEKİR
    Bir iki tombul tekir
    Camdan bakar
    Başına takar
    Hop hop, altın top

    MISTIK
    Mustafa, Mıstık,
    Arabaya kıstık,
    Üç mum yaktık,
    Seyrine baktık.

    LEYLEK
    Leylek leylek havada,
    Yumurtası tavada,
    Gel bizim hayata,
    Hayat kapısı kitli,
    Leyleğin başı bitli.

    KUZU
    Kuzu kuzu me
    Bin tepeme
    Haydi gidelim
    Ayşe teyzeme.

    YAĞMUR
    Yağ yağ yağmur,
    Teknede hamur,
    Bahçede çamur,
    Ver Allah’ım ver,
    Sicim gibi yağmur.

    KARGA
    Karga karga “gak” dedi,
    “Çık şu dala bak” dedi,
    Karga seni tutarım,
    Kanadını yolarım.

    PORTAKAL
    Portakalı soydum,
    Başucuma koydum.
    Ben bir yalan uydurdum,
    Duma duma dum.
    Duma duma dum.
    Öğretmeni kandırdım,
    Kandırdım. OYUN
    Oooo…..
    İğne battı,
    Canımı yaktı,
    Tombul kuş Arabaya koş.
    Arabanın tekeri,
    İstanbul’un şekeri.
    Hop Hop altın top,
    Bundan başka oyun yok.

    HANIM KIZI
    Çan çan çikolata,
    Hani bize limonata?
    Limonata bitti,
    Hanım kızı gitti.
    Nereye gitti?
    İstanbul’a gitti.
    İstanbul’da ne yapacak?
    Terlik pabuç alacak.
    Terliği pabucu ne yapacak?
    Düğünlerde,
    Şıngır mıngır oynayacak.

    KEÇİLER
    Ayşe Hanımın keçileri,
    Hop hop hopluyor,
    Arpa, saman istiyor,
    Arpa, saman yok,
    Kilimcide çok.
    Kilimci kilim dokur,
    İçinde bülbül okur.
    İki kardeşim olsa,
    Biri ay, biri yıldız,
    Biri oğlan, biri kız,
    Hop çikolata çikolata,
    Akşam yedim salata,
    Seni gidi kerata.

    SINIFLAR
    Mini mini birler,
    Çalışkandır ikiler,
    Mavi gözlü üçler,
    Dayak yiyen dörtler,
    Misafirdir beşler,
    Altılar, altınımı çaldılar,
    Yediler, yemeğimi yediler,
    Sekizler, semizdirler,
    Dokuzlar, doktor oldu,
    Onlar bizi okuttu.

    EBE
    Ebe ebe gel bize
    Uzaktan vur elimize
    Eğer vuramazsan
    Ebesin ebe
    Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi,
    Bunu sana kim dedi?
    Diyen dedi on yedi
    Yağlı böreği kim yedi?

    TAVUK
    Pazara gidelim,
    Bir tavuk alalım,
    Pazara gidip,
    Bir tavuk alıp ne yapalım?
    Gıt gıdak diyelim.
    Happur huppur,
    Happur, huppur yiyelim.

    TOP
    Bir iki üç
    Söylemesi güç
    Sana verdim bir elma
    Adını koydum Fatma
    Hop hop hop
    Bir büyük altın top

    DEDE
    Altı kere altı otuz altı
    Dedemin sakalı yolda kaldı
    Sakalını aldı dereye attı
    Dedem sakalsız kaldı EV
    Evli evine
    Köylü köyüne
    Evi olmayan
    Sıçan deliğine

    İĞNE
    Ooooo
    İğne iplik
    Derme diplik
    Çelik çubuk
    Sen çık.

    NACAK
    Nacak sapına
    İki kes
    Bir sana
    Biri de bana

    HEDİYE
    Kızın adı Hediye
    Ekmek vermez kediye
    Kedi gider Kadıya
    Kadının kapısı kitli
    Hediyenin başı bitli

    EL EL EPENEK
    El el epenek
    Elden düşen kepenek
    Kepeneğin yarısı
    Keloğlan’ın karısı

    KARNIM AÇ
    Karnım aç
    Karnına kapak aç
    Değirmene kaç
    Değirmenin kapısı kitli
    Heybaşı bitli

    DEĞİRMEN
    Değirmene girdi köpek
    Değirmenci vurdu kötek
    Geldi yedi köpek
    Hem kötek
    Hem yedi köpek

    ALİ DAYI
    Ali dayının keçileri
    Kıyır kıyır kişniyor
    Arpa saman istiyor
    Arpa saman yok
    Kilimcide çok
    Kilimci kilim dokur

    ÇARŞI
    Çarşıya gittim
    Eve geldim hanım yok
    Bebek ağlar beşik yok
    Çorba taşar kaşık yok
    Ali baba öldü tabut yok

    HAKKI
    Hakkı hakkının hakkını yemiş.
    Hakkı Hakkı’dan hakkını istemiş.
    Hakkı Hakkıya hakkını vermeyince
    Hakkı da Hakkı’nın hakkından gelmiş.

    HASAN
    Hasan Hasan
    Helvaya basan
    Kapıyı kıran
    Kızı kaçıran

    KÜÇÜK DOSTUM
    Küçük dostum gelsene
    Ellerini versene
    Ellerimizle şap şap
    Ayaklarımızla rap rap
    Bir şöyle, bir böyle
    Dans edelim seninle.

    ELLERİM PARMAKLARIM
    Sağ elimde beş parmak,
    Sol elimde beş parmak
    Say bak, say bak, say bak.
    Hepsi eder on parmak.
    Sen de istersen saymak
    Say bak, say bak, say bak.
    Hepsi eder on parmak.

    ALİ
    Ali baksa dum dum
    Sakalına kondum
    Beş para buldum
    Cebime koydum

    KUZU
    Kuzu kuzu mee
    Bin tepeme
    Haydi gidelim
    Hacı dedeme
    Hacı dedem hasta
    Mendili bohça
    Kendisi hoca

    KOMŞU, KOMŞU
    -Komşu, komşu !
    -Hu, hu!
    -Oğlun geldi mi?
    -Geldi
    -Ne getirdi?
    -İnci, boncuk.
    -Kime, kime?
    -Sana, bana.
    -Başka kime?
    -Kara kediye
    -Kara kedi nerede?
    -Ağaca çıktı
    -Ağaç nerede?
    -Balta kesti
    -Balta nerede?
    -Suya düştü.
    -Su nerede?
    -İnek içti.
    -İnek nerede?
    -Dağa kaçtı.
    -Dağ nerede?
    -Yandı, bitti kül oldu

    TAVŞAN
    Kapıdan tavşan geçti mi?
    Geçti
    Tuttun mu?
    Tuttum
    Kestin mi?
    Kestim
    Tuzladım mı?
    Tuzladım
    Pişirdin mi?
    Pişirdim
    Bana ayırdın mı?
    Ayırdım
    Hangi dolaba koydun?
    Çık çık dolaba koydum
    Haydi, al getir
    Getiremem
    Neden getiremezsin?
    Kara kediler yemiş.
    Vay vay, miyav

    NEREDEN GELİRSİN?
    Nerden gelirsin?
    Zikzak kalesinden.
    Ne gezersin?
    Açlık belasından.
    Nerde yattın?
    Beyin konağında.
    Altına ne serdiler?
    Perde.
    Desene kupkuru yerde.
    Bıyıkların neden yağ oldu?
    Bıldırcın eti yedim.
    Bıldırcın yağlı mıydı?
    Gökte uçarken gördüm.
    Saçların neden ağardı?
    Değirmenden geldim.
    Değirmen dönüyor mu?
    Zımbırtısını duydum.
    Ayakların neden ıslandı?
    Çaydan geçtim.
    Çay derin miydi?
    Köprüyü dolaştım,
    İşte geldim sana ulaştım.
    CAM
    Bir cam
    İki cam
    Üç cam
    Dört cam
    Beş cam
    Altı cam
    Yedi cam
    Sekiz cam
    Dokuz cam
    On cam
    Bu da benim amcam.

    Eveleme develeme
    Evvel altı elma yedi
    Seren sekiz serçe dokuz
    Tarmanın topu kara
    A devenin çatı kara

    EBE
    Ebe ebe nerede
    Su doldurur derede
    Dere boyu çalılık
    Derede olur balık
    Şu ebe de ne alık
    Oltamı attım,
    Balığı tuttum.
    Balık suya dalamaz,
    Ebe beni bulamaz.
    Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi
    Bunu kim dedi,
    Diyen dedi on yedi,
    Yağlı böreği kim yedi?

    ELLERİM
    Ellerim tombik tombik,
    Kirlenince çok komik
    Kirli eller sevilmez
    Güzelliği görülmez
    Dişlerim bakım ister
    Hele saçlar, hele scalar
    Uzayınca tırnaklar
    Kirlenince kulaklar
    Bize pis derler, pis derler
    DEVE
    Eveleme develeme
    Evvel altı elma yedi
    Seren sekiz serçe dokuz
    Tarmanın topu kara
    A devenin çatı kara.
    PATLICAN
    Patlıcan var patlıcan,
    Patlasın senin kocan.
    Şisko şisko biberler,
    Arabaya bindiler.
    Elmalar yedi buçuk,
    Onu yedi, bir çocuk.
    Patlıcandan bıktım,
    Ben oyundan çıktım!
    KOMŞU
    Komşu komşu huu…
    Sırtındaki ne?
    Arpa
    Kaça sattın
    Kırka
    Eve ne aldın?
    Hırka
    Çocuğa ne aldın ?
    Halka
    BÖREK
    Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi,
    Bunu sana kim dedi?
    Diyen dedi on yedi,
    Yağlı böreği kim yedi?

    SINIFLAR
    Mini mini birler,
    Çalışkandır ikiler,
    Mavi gözlü üçler,
    Dayak yiyen dörtler,
    Misafirdir beşler,
    Altılar, altınımı çaldılar,
    Yediler, yemeğimi yediler,
    Sekizler, semizdirler,
    Dokuzlar, doktor oldu,
    Onlar bizi okuttu.
    HANIM KIZI
    Çan çan çikolata,
    Hani bize limonata?
    Limonata bitti,
    Hanım kızı gitti.
    Nereye gitti?
    İstanbul’a gitti.
    İstanbul’da ne yapacak?
    Terlik pabuç alacak.
    Terliği pabucu ne yapacak?
    Düğünlerde,
    Şıngır mıngır oynayacak.

    KUZU
    Kuzu kuzu mee,bin tepeme
    Haydi gidelim Ayşe teyzeme.

    ÜŞÜDÜM
    Üşüdüm üşüdüm,daldan elma düşürdüm,
    Elmamı yediler,bana cüce dediler
    Cücelikten çıktım,ablama vardım,ablam hasta,çorbası tasta
    alçık balçık sen bu oyundan çık.

    KEDİ
    İğnem düştü yakamdan,kedi geldi arkamdan,
    Gelme kedi gelme,annem bakıyor balkondan.

    TEK TEK TEKERLEME
    Tek tek tekerleme,üstü kaymak şekerleme,
    Dereye düşme çok soğuk, söyle bana çarçabuk.

    SAKSAĞAN
    Saksağan sek sek,kuyruğu tümsek
    Kuyruğuna binelim bizim köye gidelim.

    BÖREK
    Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi,
    Bunu sana kim dedi?
    Diyen dedi on yedi,
    Yağlı böreği kim yedi?

    CAM
    Bir cam
    İki cam
    Üç cam
    Dört cam
    Beş cam
    Altı cam
    Yedi cam
    Sekiz cam
    Dokuz cam
    On cam
    Bu da benim amcam.

    HANIM KIZI
    Çan çan çikolata,
    Hani bize limonata?
    Limonata bitti,
    Hanım kızı gitti.
    Nereye gitti?
    İstanbul’a gitti.
    İstanbul’da ne yapacak?
    Terlik pabuç alacak.
    Terliği pabucu ne yapacak?
    Düğünlerde,
    Şıngır mıngır oynayacak.

    KARGA
    Karga karga “gak” dedi,
    “Çık şu dala bak” dedi,
    Karga seni tutarım,
    Kanadını yolarım.

    KEÇİLER
    Ayşe Hanımın keçileri,
    Hop hop hopluyor,
    Arpa, saman istiyor,
    Arpa, saman yok,
    Kilimcide çok.
    Kilimci kilim dokur,
    İçinde bülbül okur.
    İki kardeşim olsa,
    Biri ay, biri yıldız,
    Biri oğlan, biri kız,
    Hop çikolata çikolata,
    Akşam yedim salata,
    Seni gidi kerata.

    KOMŞU, KOMŞU
    -Komşu, komşu !
    -Hu, hu!
    -Oğlun geldi mi?
    -Geldi
    -Ne getirdi?
    -İnci, boncuk.
    -Kime, kime?
    -Sana, bana.
    -Başka kime?
    -Kara kediye
    -Kara kedi nerede?
    -Ağaca çıktı
    -Ağaç nerede?
    -Balta kesti
    -Balta nerede?
    -Suya düştü.
    -Su nerede?
    -İnek içti.
    -İnek nerede?
    -Dağa kaçtı.
    -Dağ nerede?
    -Yandı, bitti kül oldu.

    MISTIK
    Mustafa, Mıstık,
    Arabaya kıstık,
    Üç mum yaktık,
    Seyrine baktık.

    OYUN
    Oooo..
    İğne battı
    Canımı yaktı
    Tombul kuş
    Arabaya koş
    Arabanın tekeri
    İstanbul un şekeri
    Hop hop
    Bundan başka
    oyun yok.

    ÖRDEK
    Çık çıkalım
    Çayıra
    Yem verelim
    Ördeğe
    Ördek yemi yemeden
    Ciyak miyak
    Demeden
    Aldım baktım
    Kimi çıkardım

    LEYLEK
    Leylek leylek havada,
    Yumurtası tavada,
    Gel bizim hayata,
    Hayat kapısı kilitli,
    Leyleğin başı bitli.
    PATLICAN
    Patlıcan var patlıcan,
    Patlasın senin kocan.
    Şisko şisko biberler,
    Arabaya bindiler.
    Elmalar yedi buçuk,
    Onu yedi, bir çocuk.
    Patlıcandan bıktım,
    Ben oyundan çıktım!

    TOP
    Bir iki üç
    Söylemesi güç
    Sana verdim bir elma
    Adını koydum Fatma
    Hop hop hop
    Bir büyük altın top

    Al şu takatukaları, takatukacıya götür.
    Takatukacı takatukaları takatukalamazsa,
    takatukaları taka tukalatmadan geri getir.

    Eller pekmezlenmiş de biz pekmezlenmemişiz.

    Bir berber bir berbere
    bre berber gel beraber
    bir berber dükkanı açalım demiş.

    Hakkı hakkının hakkını yemiş.
    Hakkı Hakkı’dan hakkını istemiş.
    Hakkı Hakkıya hakkını vermeyince
    Haklı da Hakkı’nın hakkından gelmiş.

    İndin dereye silindim silindim çıktım.

    Iramazan
    Irgatları ıramazan irgadamadan al da gel.

    Yağmur yağarsa raylar ıslanır, yağmur yağar saraylar ulanır.

    Karnım aç
    Karnına kapak aç
    Değirmene kaç
    Değirmenin kapısı kitli
    Heybaşı bitli

    Nacak sapına
    İki kes
    Bir sana
    Biri de bana

    Kızın adı Hediye
    Ekmek vermez kediye
    Kedi gider Kadıya
    Kadının kapısı kitli
    Hediyenin başı bitli

    El el epenek
    Elden düşen kepenek
    Kepeneğin yarısı
    Keloğlan’ın karısı

    Incık, mıncık
    Sen dur, sen çık
    Hasan Hasan
    Helvaya basan
    Kapıyı kıran
    Kızı kaçıran

    Değirmene girdi köpek
    Değirmenci vurdu kötek
    Geldi yedi köpek
    Hem kötek
    Hem yedi köpek

    Ali dayının keçileri
    Kıyır kıyır kişniyor
    Arpa saman istiyor
    Arpa saman yok
    Kilimcide çok
    Kilimci kilim dokur

    İçinde bülbül benim olsa
    İki kardeşim olsa
    Biri ay biri yıldız
    Biri oğlan biri kız

    Delmişler, dakmışlar
    Bunu böyle yapmışlar
    Delmiyelerdi, dakmıyalardı
    Bunu böyle yapmıyalardı

    Bir ikidir bir iki
    Beş altındır, beş, altı
    İnanmazsan say da bak
    On altı, on altı

    Selamün aleyküm
    Aleyküm selam
    Nereye gidiyon?
    Daha gidiyom
    Neye gidiyon
    Al şu takatukaları,takatukacıya götür.Takatukacı takatukaları takatukalamazsa,takatukaları taka tukalatmadan geri getir.
    Eller pekmezlenmiş de biz pekmezlenmemişiz.
    Bir berber bir berbere bre berber gel beraber bir berber dükkanı açalım demiş.
    Hakkı hakkının hakkını yemiş.Hakkı Hakkı’dan hakkını istemiş.Hakkı Hakkıya hakkını vermeyince Haklı da Hakkı’nın hakkından gelmiş.
    İndin dereye silindim silindim çıktım.
    Iramazan

    Irgatları ıramazan irgadamadan al da gel.
    Yağmur yağarsa raylar ıslanır,yağmur yağar saraylar ulanır.
    Karnım aç
    Karnına kapak aç
    Değirmene kaç
    Değirmenin kapısı kitli
    Heybaşı bitli
    Nacak sapına
    İki kes
    Bir sana
    Biri de bana
    Kızın adı Hediye
    Ekmek vermez kediye
    Kedi gider Kadıya
    Kadının kapısı kitli
    Hediyenin başı bitli
    El el epenek
    Elden düşen kepenek
    Kepeneğin yarısı
    Keloğlan’ın karısı
    Incık, mıncık
    Sen dur, sen çık
    Hasan Hasan
    Helvaya basan
    Kapıyı kıran
    Kızı kaçıran
    Değirmene girdi köpek
    Değirmenci vurdu kötek
    Geldi yedi köpek
    Hem kötek
    Hem yedi köpek
    Ali dayının keçileri
    Kıyır kıyır kişniyor
    Arpa saman istiyor
    Arpa saman yok
    Kilimcide çok
    Kilimci kilim dokur
    İçnde bülbül benim olsa
    İki kardeşim olsa
    Biri ay biri yıldız
    Biri oğlan biri kız
    Delmişler, dakmışlar
    Bunu böyle yapmışlar
    Delmiyelerdi, dakmıyalardı
    Bunu böyle yapmıyalardı
    Bir ikidir bir iki
    Beş altındır, beş, altı
    İnanmazsan say da bak
    On altı, on altı
    Selamün aleyküm
    Aleyküm selam
    Nereye gidiyon?
    Daha gidiyom
    Neye gidiyon
    Ebe ebe nerede
    Su doldurur derede
    Dere boyu çalılık
    Şu ebe de ne alık
    Ebe suya dalamaz
    Arasada bulamaz
    Ene nene bulamaz
    Ben sana küstüm
    Mini mini birler
    Çalışkan ikiler
    Tebmbel üçler
    Dayak yiyen dörtler
    Beşler makine gibi işler
    Altılar altını çaldılar
    Yediler yemeğimi yediler
    Sekizler seksek olup gittiler
    Dokuzlar toktor olup gittiler
    Onlar kırmızı donlar
    Armudu kestim
    Tavana astım
    Tap dedi düştü
    Ali baksa dum dum
    Sakalına kondum
    Beş para buldum
    Çarşıya gittim
    Eve geldim hanım yok
    Bebek ağlar beşik yok
    Çorba taşar kaşık yok
    Ali baba öldü tabut yok
    Ooo iğne miğne
    Ucu düğme
    Filifilince
    Kuş dilince
    Horoz öttü
    Tavuk tepti
    Bülbül kızı
    Selamına dua etti

    Alçık balçık
    Sana dedim sen çık
    Hakkı Hakkı’dan hakkını istedi
    Hakkı Hakkı’nın hakkını vermeyince
    Hakkı Hakkı’nın hakkından geldi
    Değirmene girdi köpek
    Köpeği aldı köpek
    Köpeği yedi köpek
    Köteği yedi köpek

    Kuzu kuzu mee
    Bin tepeme
    Haydi gidelim
    Hacı dedeme
    Hacı dedem hasta
    Mendli bohça
    Kendisi hoca
    Kapıdan tavşan geçti mi?
    Geçti
    Tuttun mu?
    Tuttum
    Kestin mi?
    Kestim
    Tuzladım mı?
    Tuzladım
    Pişirdin mi?
    Pişirdim
    Bana ayırdın mı?
    Ayırdım
    Hangi dolaba koydun?
    Çık çık dolaba koydum
    Haydi al getir
    Getiremem
    Neden getirimezsin?
    Kara kediler yemiş.
    Vayı vay, miyav

    PİTİ PİTİ
    Ooooopiti piti
    Kremanın sepeti
    Terazi lastik jimnastik
    Biz size geldik bitlendik
    Hamama gittik temizlendik
    Dik Dik Dİk
    Son dersimiz matematik

    - afa603cbd85c3a449efa8ed44645968d s 130 d identicon r g - Tekerlemelerin Diksiyondaki Önemi
    Kişisel Başarı
    2003 yılında amatör olarak başlayan ancak şu anda Türkiye'nin en kaliteli kişisel gelişim, eğitim ve psikoloji sitesi olmayı başaran www.kisiselbasari.com 'u facebook , twitter, youtube gibi sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz.

    Benzer içerik

    Önce Kendi Çizgini Uzat

    Öğretmen sınıftaki zeki fakat kıskanç öğrenciye :“Niçin arkadaşlarını çekemiyor, onların yaptıklarını...

    Yorumlar

    CEVAP VER

    Please enter your comment!
    Please enter your name here

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

    Yeni Eklenenler

    “Ataleti Yenmek” Kitabından Alıntılar

    Mümin Sekman’ın kaleme aldı “Ataleti Yenmek” kitabından...

    Zeka ve Zeka’nın Türleri

    Bilişsel gelişim ve zeka birbirini destekleyen iki kavramdır. Bilişsel gelişim arttıkça zeka...

    Yumruğunu Sık Hafızanı Güçlendir

    Öğrenirken sağ, hatırlarken sol yumruk
    - BEY  N VE HAFIZA - Tekerlemelerin Diksiyondaki Önemi

    İletişimde kalın!

    76,118BeğenenlerBeğen
    189,420TakipçilerTakip Et
    228TakipçilerTakip Et
    2,387TakipçilerTakip Et