Salı, Şubat 18, 2020

Zihninizdeki Düşmanları İyi Tanıyın

Editör Önerileri

İş Adamı Çalışanlarına Para Dağıttı

ABD birinci, İngiltere ikinci Türkiye ise üçüncü... Nevzat Aydın Yemek Sepeti sitesi ile kendi kişisel başarı hikayesini oluştururken Türkiye'ye...

Yabancı Dil Öğrenme İlkeleri

Stephen Krashen´in "Yabancı Dil Ediniminde İlkeler ve Uygulamalar"ına bir Özet: “Teorinin anlatmak istediği; dil edinimi, anadil yada yabancı dil,...

İlk İzlenim İçin 30 Saniye Yetiyor

Bireylerle ilgili ilk izlenimin yüzde 93′ünü sözsüz iletişim olarak adlandırılan beden dili, yüzde 7′sini ise bireyin söyledikleri oluşturuyor. Sakarya Üniversitesi...
- afa603cbd85c3a449efa8ed44645968d s 120 d identicon r g - Zihninizdeki Düşmanları İyi Tanıyın
Kişisel Başarı
2003 yılında amatör olarak başlayan ancak şu anda Türkiye'nin en kaliteli kişisel gelişim, eğitim ve psikoloji sitesi olmayı başaran www.kisiselbasari.com 'u facebook , twitter, youtube gibi sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz. Yasal Uyarı:KiSİSELBASARİ.com da yayınlanan yazıların kaynakları yazının altında belirtilir. Ancak kişisel başarı bazı yazıları kendi düzenlemeleri ile yayınladığı için “Kaynak: www.kisiselbasari.com” şeklinde kaynak gösterilmedikten sonra yayınlanması yasaktır. Telif ihlali olduğunu düşündüğünüz görseller, videolar ve yazılar için [email protected] eposta adresine “telif ihlali” konulu bir mail atmanız yeterlidir. İçerik incelendikten sonra FSEK yasssı Ek-4. maddesi gereği 3 gün içinde siteden kaldırılacaktır. Kuruluş tarihi 26 Ağustos 2003 Kişisel Başarı markası 19/03/2008 tarihinde 2008 11724 tescil numarası ile T.C. Türk Patent Enstitüsü tarafından tescil edilmiştir
- Advertisement -

Zihnimizdeki düşmanları alt etmeden, gerçek sorunlarla mücadele etmek imkansızdır. Aşağıda sıralanan rahatsızlıkların bilincinde olursanız başarıyı daha kolay yakalarsınız.

Bireyler ve özellikle gençler hep başarıyı sağlayacak önerilerin ve reçetelerin peşindedir. Oysa ilk atılacak adım bireysel ve toplumsal başarının önündeki engelleri kaldırmaktır. Bu engellerin çoğu da kendi içimizde ve zihnimizdedir. Kendimizin ürettiği bu “sözde” engellerle, hareket alanımızı daraltır, beyin tembelliğine ve atalete teslim oluruz. Ruhsal sorunların aslan gibi delikanlıların ve dinamik genç kızların enerjilerini yiyip bitirmesine seyirci kalırız. Bu sorunların çoğunluğu gerçeklikten kaçmak veya gerçekliğin yanlış algılanması ile ortaya çıkar.

Zihnimizdeki düşmanları alt etmeden, gerçek sorunlarla mücadele etmek imkansızdır. Gerçekliği ne kadar acı olsa da tam olarak algıladığımız takdirde; çözüm yollarını da daha berrak olarak görebiliriz.

- Zihninizdeki D    manlar     yi Tan  y  n - Zihninizdeki Düşmanları İyi Tanıyın  - Zihninizdeki D C3 BC C5 9Fmanlar C4 B1  C4 B0yi Tan C4 B1y C4 B1n - Zihninizdeki Düşmanları İyi Tanıyın
Zihnimizdeki düşmanları alt etmeden, gerçek sorunlarla mücadele etmek imkansızdır.

Aşağıdaki rahatsızlıkların bilincinde olduğumuz ve bunlarla mücadele ettiğimiz takdirde kişisel ve toplumsal alanda başarıya ulaşmak kolaylaşabilir:

Kimlik sorunları:

Otobüsle seyahat eden bir kişi, mola verilen bir otogarda indikten sonra bindiği aracı bulamamış. Paniğe düşen yolcu diğer otobüslere çıkıp hep şu soruyu sorarmış “ Ben bu otobüsün yolcusu muyum? Kendi konumunu başkalarına doğrulatmaya çabalayan bu yolcu gibi bizler de kimliğimize sahip çıkamıyoruz. Özgüvenimiz eksik olduğu için hep başkalarının referanslarına ihtiyaç duyuyoruz.

Naiflik:

Acı gerçekliği kabullenemeyen bazı kişiler ya bir gerçekleştirilmesi zor bir ütopyaya sığınır ya da abartılmış tepkiler gösterir ancak olumsuzluklara karşı mücadeleleri havada kalır. Çünkü hareket noktaları gerçeklik değildir.

“Adam etme” tutkusu:

Kendisini çok mükemmel gördüğü için hayatını çevresindekileri “adam etmeye” adayanlar, diğer insanların kişiliklerini, özlem ve istemlerini yok sayar. Kendi kişisel gelişimini ihmal eden bu kişiler topluma ve ekonomiye olumlu bir katkıda bulunamaz.

Travma sonrası stres:

Kişisel ve toplumsal hayatta yaşanan felaketlerin, şokların ve örselenmelerin ardından gelen bu gerilim hali, insanların endişeli ve titrek olmasına yol açar. 1994-2001 döneminde yaşanan üç krizin yol açtığı traumanın etkileri halâ canlı insanların sağlıklı ve soğukkanlı düşünmelerini zorlaştırır.

Atalet:

William Glasser´ın tanımladığı “aşırı rasyonalizasyon” rahatsızlığına yakınanlar toplumdaki aksaklıklar üzerine sürekli konuşur, fikir yürütür, fırsat bulduğunda tartışır. Ancak iş eyleme, bir şeyler yapmaya geldiğinde frene basar. Bu tip, hayattan korkusunu konuşarak gizlemeye gayret eder.

Bağımlılık sendromu:

Bu kişilik bozukluğunda kişi, kendi kişisel gelişim ve başarısı için hep başkalarının desteğini arar. Kendi potansiyelini geliştirmekten ve var gücüyle çalışmaktan kaçan bu kişi, işler kötü gittiğinde ve başarısız olduğunda başkalarını suçlar.

Komplo teorileri:

Kişiliğindeki yanlışlıkları, başka yerlere ve kimselere yansıtanlar, neredeyse her olayı bir komplo, entrika ve kumpas çerçevesinde açıklar. Karşı tarafı olduğundan daha güçlü gören bu kişiler gerçeklikten koptuğu için , yalnız teşhis ile yetinir, olumsuzluğu tedavi için bir şey yapmaz.

Kuralsızlık (Anomi) :

Yaşadığı ortamı değiştirenlerde, örneğin köyden kente veya Türkiye´den diğer bir ülkeye göçenlerde görülür. Göç eden kişi, ardında bıraktığı kırsal kesimin yüzyıllar boyu oluşmuş zengin kültürü ile köprüleri atmıştır ama kent kültürünü de henüz özümseyecek zamanı bulamamıştır. Kuralsız kişilere otosunu emniyet şeridinde sürerken, kuyruklara yandan kaynamaya çalışırken rastlarsınız.

Sınır kişilik rahatsızlığı:

İngilizcede “borderline” denen bu rahatsızlık son zamanlarda moda oldu. Özellikle hayata atılmak üzere olan gençleri etkisi altına alır. Bu rahatsızlık, aktif istikrarsızlık, dengesizlik, çevredeki olay ve insanlara aşırı duyarlılık, kendine güvensizlik, kronik bir “boşluk duygusu” ve bir uçtan diğer uca savrulma gibi belirtilerle kendini gösterir.

- Advertisement -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -- mutlu   ocuk kare - Zihninizdeki Düşmanları İyi Tanıyın

Yeni İçerikler

Satış Konusunda Yapılmaması gereken 6 Hata

Yapılan araştırmalar sonucunda dünyanın “En İyi Satıcıları” ve “İyi Satıcılar” arasında en önemli fark; İyi Satıcılar başarılı, ama sadece...

Meslek Hastalığı Nedir?

İş yerinde çeşitli etkenlerin oluşturduğu hastalıklara meslek hastalığı deniyor. İş yerinde mevcut insan sağlığına zararlı olan kimyasal maddelerin, fiziksel ve biyolojik etkenlerin meydana getirdiği...

Depresyon Hareketsiz Çocuklarda Daha Yüksek

Çocuklarımız hareketsiz... Televizyon, telefon karşısında hayatları geçiyor. Bu hareketsizlik çocuklarda depresyon ihtimalini artıyor. İşte bilimsel araştırmalar. Londra Üniversitesi'nden...

Hayır Demek Neden Bu Kadar Zor?

"Hayır diyememek, pek çok kişinin gün içerisinde yaşaması oldukça muhtemel olan yaygın bir problemdir. Özellikle karşımızdaki kişi yakın ilişkilerimizin olduğu biriyse hayır...

Kişisel Gelişim Nedir? Sorusunun Cevabı

Kişisel gelişim nedir? Son günlerde ne de çok duyar olduk değil mi bu “kişisel gelişim” çığlığını. Herkes, her...

Bu İçerikleri de Beğeneceksiniz

- Advertisement -